Puan vermedi·232 syf.····Okunma: 30 Ekim 2021 22:53 Giovanni Drogo, ilk görev yeri olan Bastani Kalesi’ne ilk geldiğinde oradan kısa bir süre sonra ayrılmayı kafasına koymuştu. Çünkü orası “hayat”tan uzaklaştıran monotonlukta, insanın ruhunu öldüren, yaşam enerjisini emen bir yerdi. İlk gittiğinde “Burada her şey bir feragati andırıyordu; ama ne uğruna, hangi gizemli şey uğruna bir feragatti bu?” demişti. Yıllardır orada yaşayanlarla tanıştığında onlara büyük bir şaşkınlıkla bakıyordu. Böyle bir yerde yıllarca nasıl kalınırdı ki? Hiç gelmeyecek düşmanın, hiç olmayacak çatışmanın ve hiç kazanılamayacak galibiyetin hayaliyle tam 30 yıl kaldığında bile hala istediği anda gidebileceğini düşünüyordu. Tutsaklığın kendi içinden kaynaklanabileceğini hiç düşünmüyordu.
Biz de öyle değil miyiz? İşini sevmeyen biri istediği zaman bırakıp o yıllardır hayalini kurduğu cafeyi açabileceğini düşünür. Yaşadığı şehirden nefret eden biri, “bir gün gideceğim buralardan” der hep. Ama ne var ki düzeni değiştirmek dediğimiz şey öyle kolay değildir. Tüm şartlar uygun olsa bile kolay değildir. Alışkanlıklar, rahata duyulan bağımlılık, sorumluluk hissi, diğer insanların düşünceleri modern hayatta insanı kıskaca alan en güçlü etkenlerdir.
Oldukça düşündürücü bir hikayeydi. Tavsiyemdir