Puan vermedi·96 syf.··
2021 188. kitabı
aramak ve kaybetmek üzerine "Kendine bakan kendim olarak, aynanın lekeli yüzeyinde bir yüz olarak görmüyorum kendimi, bir dağ sırtındaki bağımsız bir gözlemci gibi, uzak, anıtsal, eleştiri ötesi doğanın rasgele tasarımını seyrediyorum." Ayrıntılara Aşık Adam, Alberto Manguel İnceleme sayılmayacak bir inceleme olduğunu ilk elden bildirmeliyim sanırım. Daha çok bir kayıp ilanı yazacaklarım daha doğrusu niteliksiz bir kaybetme kılavuzu girizgahı. "... a gidersen aradığın her şeyi bulabilirsin," diyor bir arkadaşım. Bu cümle beni rahatlatmaktan ziyade tedirgin ediyor, tesadüfün gizemli kıvrımlarına tutunamayacaksam nereye doğru ilerliyorum ki? Hem kim aradığı her şeyi bulmak ister ki:) Taşınma işlemlerimi henüz bitirdiğim için annemi arayıp boks eldivenlerimi soruyorum, hiçbir yere sığmadı burca kaldırdım diyor. Böylece bütün hınç, kin ve düşmanlık duygularım çeyizime kaldırılmış oluyor. Evde arayıp bulamadığım çok şey var, en başta kendim belki. Bavula sığmayan hikayeler. Gerçi bavullar mı kaldı artık nakliye var atarsın belleğe sürüklenir seninle. Evde olmayan kendimi sokaklarda izliyorum. Tanımadığım insanların yüzlerini gazetelerden kesilmiş resimler gibi tanıdıklarım değiştiriyorum. Anıların yok olma biçimidir bu belki de. Benzeyen bir doku, ses veya mimik bulduğumda XOX oyunu gibi üzerine hayali çizgiler çiziyorum. Yollarda da aynı şey. Tüm bu saçma fikirler nerden mi çıktı, kitabın teması buydu. Okuduğum kitaplar bende iz bırakmaktan çok yer edinir, bu kitapta da kendimi hiç tanımadığım insanların arasında buldum. Sizi tanıyan insanlarla hikayeniz nereye kadar devam eder, tanışıklık döngüsü nerede biter hiç düşündünüz mü? Hikayesine tanık olduğunuz birini arada sırada düşler misiniz? Doğru tahmin ettiniz, boş bir zihnin çalışma şekli bu minvalde ilerler. Hikayeler, yüzler hatta sesler bu boş kafanın dekorudur. (kendimi kastediyorum, üzerinize alınmayın) Ama gene de dolu zihinlere de uzanır bu tanıdık insanlar, seslenişler. "Aslında daima hikayelere dahil oluruz, aşk hikayelerindeki ya da kıskançlık ve taciz hikayelerindeki gibi en komikleri ya da en korkunçları olmak zorunda değil ama hikaye işte. Genelde bir nihayete ulaşmazlar. Belirli bir akıbetten yoksun halde aniden biterler. Evet, öyle: Akıbetleri belirsizdir. Bizi örselerler, incitirler, çünkü onlardan yakayı sıyırmayı beceremeyiz." Belki de ayrılmak istemeyiz kim bilir. Birgün biri çıkıp hikayenin 'arta kalan' sizi bulmak ister ama o da yeni bir hikaye yaratmaz mı? Orpheus bakışın aynasına dalmayabilir miydi? Aradığımız suretler mi yoksa hikayenin aktörleri mi, ve neden geri dönmeli? Olan olmuştur deriz hani, gene de bir sinekçik olabileceklerin iştihasını kanımıza işler. Bir hikayenin binbir türlü anlatılmaz şekli vardır, bazen yaşlandığımda kafamda hangi versiyonlarını canlandıracağımı düşünürüm. Bunların ötesinde berisinde öykülerin yarım kalma hakkı yok mudur, anlatıyla son veren bir bıçak darbesi? Aslında incelemeye başlarken bunları yazmayı düşünmemiştim, ama kaybetmek her zaman en açık olasılıktır, bulmak istisnai. Unuttuğum düşüncelere elbet bir yerde rastlayacağım ama burada değil. Belki siz de onları çok başka yerlerde bulacaksınız. Hikaye devam mı ediyor yoksa sönmüş bir kıvılcımın titreyişleri olarak dalgalanacak mı bilemiyorum.
Biri Sizi Bulmaya ÇalışıyorMarc Auge · Yapı Kredı Yayınları · 2019217 okunma
··
1.477 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
''...ama kaybetmek her zaman en açık olasılıktır, bulmak istisnai.''