Gönderi

Puan vermedi·331 syf.··
Beğendi
·
2021 66. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 00:59
Bir “görmezden gelme” nin öyküsü… Bu kitabı okuyan çoğu insan gibi ,daha önce nasıl okumadım, dedim. Çok satan popüler kitapların her zaman için şişirilmiş, reklam hilesi olmadığını iyi kitapların da çok satanlar listesinde olabildiğini kanıtlıyor. Yazar, herkesin bilip de bilmezden geldiği, görüp de görmezden geldiği tüm dünyada var olan çıplak gerçekleri özgün ve çarpıcı bir kurguyla sunuyor. Portekizli Nobelli yazar, şahıs ve yer adlarını belirtmeyerek burada anlatılanların her ülke için geçerli olduğunu vurgulamak istiyor, diye düşündüm. Ayrıca kişilerin değil statülerin önemli olmasının eleştirisi olduğu da düşünülebilir. Günümüzdeki pandemi gibi bir salgın hastalık karşısında insanların ve devletin nasıl hazırlıksız olduğunu, acele kararlarla önü alınmaz yanlış yollara girildiğini, insalıktan çıkmanın zirvesini distopik roman kurgusuyla okurken “başımıza gelse nasıl davranırdık” iç muhasebesiyle empatik okuma sürecini yaşıyoruz. Sineklerin Tanrısı ve Hayvan Çiftliği gibi kült romanlarda da işlenen “küçük ve dar bir çevre içinde yaşamak zorunda kalan bir grup canlıdan güçlü olanın zayıfı ezmesi” değişmezliğini, buradaki karantina binasının toplama kampı holokostuna dönüşmesiyle görüyoruz. Eserin sonunda yazar aslında ne söylemek istediğini de açıkça belirterek kapanışı yapıyor: “Biz kör olmadık, biz zaten kördük, gördüğü halde görmeyen körler.” “Gören körler” e büyük eleştiri manifestosu da diyebiliriz.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.