Puan vermedi·416 syf.··Beğendi
· Şu an kelimeleri seçmekte ve hissettiklerimi yazmakta o kadar zorlanıyorum ki.. Kitabı bitirdim ve onu göğsüme bastırdım, Fahriye'nin yaşadığı onca acıyı kalbimde hissettim. Okurken sizi olaylara o kadar dahil ediyor ki merakınızdan kitabı bırakamıyorsunuz.
O kadar akıcı, yalın ve sade bir dil ile yazılmış öyle naif bir eser olmuş. Gerçek yaşam öyküsüne eklenen kurgu, hiç eğreti durmamış muhteşem bir bütünlük sağlamış. Kitabın üslubu ile yeterince yorum yaptıktan sonra içeriğine değinebiliriz.
Ana karakterimiz olan Fahriye, Giresun/Görele ilçesinde ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Babası kore savaşına asker olarak gitmiştir 5 yıl sonra döndüğünde hiç beklenmedik olaylar gelişir. Annesi 4 çocuğuyla kapı dışında kalır ve artık bu 5 kişilik aile köylünün de yardımıyla hayata tutunmaya çalışır. Birbirlerine çok bağlı olan bu aile, yaptıkları fedakarlıkların ve seçimlerin bedellerini çok ağır öderler. Fahriye öyle acılarla sınanır ki bir çok yerde kendinizi ''yok artık daha ne kadar kötü olabilir' derken buluyorsunuz. Fahriye köyün çobanıyla evlenir ve onun gözlerinde ki sevgi çektiği tüm eziyetlere değer. Çobandan bir oğlu olur Mustafa. Çoban para kazanmak için Almanya ya gider ve Fahriye çobanın ailesinden türlü eziyetler görür oğlundan ayırırlar. Görele de başlayan bu hikaye Fahriye'nin namusuna oynanan oyun ile köylünün baskısına maruz kalmadan İstanbul'a yerleşerek devam eder. Orda da hayat ve yaşam mücadelesi vermeye devam eder. Okurken asla sıkılmayacaksınız. İyi okumalar.