·252 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Kasım 2021 23:13 Bir kitabı iki-üç günde okuyup bitirmek, onun için fotoğraf ve yorum hazırlamak çok vakit alan bir şey olduğundan bu hobimi askıya aldığımı biliyorsunuz. Fakat hazır yazılılarımız yeni bitmişken, hakkında konuşmak istediğim bir kitap olan Yazma Sanatı için düşüncelerimi toparlayabilirim.
İlk olarak 2000 yılında Türkçe'ye çevrilen -orijinal kitabın çıkış tarihi de 2000 yılı- Yazma Sanatı -çoğumuzun adını duymuş olduğu korku yazarı- Stephen King'in kendisinin ortalama olarak altmış beş yıllık kariyerinde hikâye yazmak ve yazar olmak üzerine olan kendi düşüncelerini ve kendisinin etkilendiği düşünceleri; aynı zamanda bir nevi yazarı bugünkü konumuna getiren, hayatından başından geçen ilgi çekici olayları birinci ağızdan anlattığı BAYILDIĞIM bir kitap.
Stephen King'in en azından iki kitabını okuduysanız bilebilirsiniz ki yazar, yazmak istediğini dobraca yazdığı bir kaleme sahip. Bu durum romanlarının korkutucu olmasını sağlarken bu kitabı komik ve samimi yapmış. Aynı zamanda yazarın kendisine göre yazarken yapılan hatalardan -herkese göre neyin hata olduğu değişebilir tabii- çoğunu düşününce okuduğum başka metinlerle kitapta bahsedilenler arasında bağlantı kurabiliyor olmak kendimi bayağa iyi hissettirdi.
Ayrıca Stephen King'in kitabı yazdığı dönemde otuz yıldır evli olduğu eşi Tabitha King -şu an elli yıllık evliler- ile yazarlık derslerinde tanışma zamanlarını, evli oldukları onca yıldan sonra bile eşine aşık olduğunu belli edercesine kurduğu cümleleri okumak çok hoşuma gitti.
Özetle, okumaya ve belki yazmaya ilginiz varsa ve okuduğunuz metinlerin yapısı hakkında bilgilendirilmeye çalışmak sizi sıkmayacaksa neredeyse her yönüyle ilgi çekebilecek bir kitap.