Puan vermedi·80 syf.··Beğendi
· Etrafımızda en çok da sanatçılarda duyuyoruz tükenmişlik sendromu. Nedir bu ya gerçekten adını bize entegre ettigimizde bunun adı, oluyor sana hakikatten bıkma, canının bedenine yük olması, depresik bir hal işte. Kimler yaşamıyor ki bu halleri sanırım nefes alan tüm insanlık. Helede bizim devrin insanları bazen evimde ki kedim bile mutsuz gelelim o olaganüstü geceye. Geçenlerde trendyolun indirim büyüsüne kapılıp kredi kartımın limitini son kuruşuna varana kadar harcadım. O alış verişi yaparken bendeki heycanı begenmenin büyüsünü ve bunu beni nasıl sarmaladıgını nasıl bir mutluluk verdigini anlatamam. Tıpkı zweıg kahramanının hipotromdaki genç atının koşusu gibi. Son düzlükte ki o hamleyi yaparken benim ürünleri sepetime ekleyip satın al tuşuna basmam gibi tarifsiz çoşkulu bir haz. Begendigim herşeyi nerdeyse almıştım ama ya o kahve bot o aldıgım deri pantolonun altına daha güzel olmazmıydı. Aldımı beni şimdi o papucu alamamanın üzüntüsü ama dünya şey aldın onuda almayı ver ne olacak. Yok olur mu ya biterse ya bulamazsam. Ne olacak şimdi limitinde bitti nasıl alacaksın. Dur esnek limitimden alayım. Aaa süper fikir aklında kalacagına ayagında kalsın. Aman bir kere geliyoruz dünyaya al gitsin. Onuda al bunu da. Derken aldıkların gelir. Mutlusundur yakışmıştır. Sonra kredi kartı ekstresi gelir. Ve sen . Hayat basit isteklerin degerini düşüren onu lüks yaşamın büyüsünden çıkartmayan acımasız ve hoşgörüsüz bir şeye dönüştürdü. Mutlu olmanın tanımı degişti. Kendinize ben neyden mutlu oluyorum diye sordugunuzda ne cevap alıyorsunuz mesela. Ben kar yagan bir gecede ayaklarımın altında hışırdayan karın yumuşak sesini duyarak yürümek derim. Sonra elinde samuray kılıcıyla bir cani gelsin beni bu güzel rüyadan uyandırıp hayattan koparsın mesela. Ve bu haberlere çıksın ailem bu katledişimi mobesa kameralarından izlesin . Ama o caddede yürürken ne hayaller kurdugumu hangi güzel alemde oldugumu asla bilemezler. Herkesin içinde bir insan var onu bir kez anlamış olan bütün insanları anlar derken bu canileri anlamaktan bahsetmiyor herhalde zweıg. O cebindeki parayı son kuruşuna kadar harcarken insanların gözlerinde ki mutluluktan keyif alarak yapıyordu daha iyi olmak daha çok vermek daha çok insanların yüzüne bakmak daha duyarlı olmak. Bunları sadece kitaplardan birilerinin hayal dünyasından okumak hem çok güzel hem de çok acı. Gerçekte ki dünya yazılanlar gibi degil. Verenin sadece acıyı bıraktıgı, alanın ise çabucak tükettigi. Ve yaptıkları şeylerin saman alevi gibi kayboldugu beyhude mutluluklar. İncelemem biraz karamsar biliyorum. Bir kadın olarak korkusuzca bir caddede bir hayalle uçan balonların gökyüzünde süzülüşlerini izlerken basit bir mutlulukla hayal kurmayı çok gören içimizde belkide yolda tesadüfen gördügüm, belki bir otobüste bir durakta karşılaştıgım yada hiç görmedigin birinin sapkınca akıl yoksunlugunun kurbanı olmak için bu dünyaya gelmemiş olmayı diliyorum.