Küçük kız o sudan içip sonsuz bir yaşama mı sahip olmuştu yoksa ölmüş müydü?
Karşıda duran Winnie Foster ( Anne ve iyi bir eş ) yazan mezar taşı her şeyi özetliyordu.
Tam da burası en etkileyici kısmıydı kitabın bana göre. Tabi bu kitabın tamamını okuyarak bütün ayrıntıları keşfetmenizi öneririm. Ama kısaca o mutlu bir şekilde normal olmayı, sonsuz yaşamaya tercih etti diyebiliriz. Zaten yaşamak tadı olmadan yüzyıllar sürse de ne anlamı vardır ki? Yıllarca bir yaşta olmak ruhu besleyecek bir oran sayılır mı? Ya da mutsuz olup sonsuz olmak ne derecede yaşamayı anlamlı kılar? Nasıl baktığınız çok önemli ama bizim yaşadığımız hayat bir roman değil. İyi veya kötü ama sonlu. Bunu bilmeliyiz ve yazarımız Natalie Babbitt’in de dediği gibi : "Uzun mu kısa mı olduğuna bakmadan hayatı sevmeli insan” ...