Puan vermedi·95 syf.····Okunma: 17 Kasım 2021 21:43 Zihinsel olarak çok derinde durduğum bir zamana denk gelmiş olması bu kitabın beni gerçekten epey sarstı. Kitap tam anlamıyla sarsıcı sizi alıp yere çarpıyor. Önce bir hikaye okuduğunuzu sanıyorsunuz. Üzgün bir adamın hikayesi sonra tüm hikayenin belli bir motif üzerinde sürekli en baştan ama bambaşka şekillerde karşınıza çıktığını, aynı motif üzerinde bambaşka karanlık duygular içinde yazarın zihninize bir bıçak sokarak kanattığını hissediyorsunuz. Devasa bir karanlık kaplıyor insanın içini.
Bu hayata dayanmanızı sağlayan da tek şeyi umudunuzu alıp götürüyor. Acı çekmenin bu kadar korkunç ve çarpıcı anlatıldığını ilk defa görüyorum diyebilirim. Zaten ne hayal ne gerçek anlamakta çok zorlandım. Ne olursa olsun kadın cinayeti kısmı hayal bile olsa beni çok ürküttü açıkçası. En olumsuz noktası budur benim için ama bu olayı yazarın duygularını anlatmak için somutlaştırdığı bir an olarak değerlendirmeye çalıştığım için dayandım. Yazarın arkadaşının son sözü okunmaya değer bu kitabı anlamak için.
Yerden yere çarpılmak isteyenler için iyi bir kitap...
Beni ise en çok etkileyen ufak bir detay oldu kitapta "butimar" kuşu, bu kuş denizi çok seven ve deniz suyunu içen ancak deniz suyunu içerse denizin kuruyacağını düşünerek hiç su içmeden denize aşık onu seyrederek ölen bir kuşmuş....
Hangi yazarın eserinin kapağını açsam çoğu intihar etmiş oluyor...
Sadık hidayet de bunlardan biriymiş... Bize ne anlatmak istemiş tam olarak bilmiyorum ama çektiği sıkıntıyı derimde hissettim diyebilirim...
... Sonsöz de söylenen bir cümle ile özetlersek...
.. Bu roman sessizce katlanılan bir acının ifadesidir...