Evimden uzak bir şehirde,
Ellerim ceplerimde
-Umutsa defterimde;
Duygularım, hep derinde-
Yürüyorum hislerimle,
Buğulu gözlerimle
Etrafımı izlerim ve
Derman yok dizlerimde.
Dinlenmek isterim de
Baskılar var üzerimde.
Yorgunluk, yüreğimde.
Anlam bul sözlerimde!
İstanbul... Bak, geride...
Unuttular beni de.
Aramadım bak evi de...
"-Kaybettin kendini be!"
Yerim yurdum bellidir de
Hayallerim hep göçebe.
Silinebilir bir gecede
Sen devam et, yaz gene de!
Yazdığım her hecede
Duygulandım içtenlikle.
Çok şeyler isterdik de
Kaldı hepsi geçmişte.
Hatırlarım, çocuktuk,
Çizgi film izlerdik;
Mutlu sonla biterdi ama
Bitmesin isterdik;
Yalandı bilirdim ama
İnanmak isterdim.
Yalanla işim yoktu,
Oyundu tek derdim.
*
Fırtınaya kapılan gemi misali savrulur durur,
Bazen yol alır gider, bazen karaya vurur;
-Hayaller de suya düşer, gözler ıslanır, kurur.-
Zaman akıp gider, hızlanır, bir anda dururuz.
Boşlukta ilerlerken yolumu bilmeden
"Bir işaret olsa" derim, beni bana döndüren.
Kötülüktür, kalpteki ışığı söndüren.
Vicdandır, paylaşmak için ekmeği böldüren.
Zengini-fakiri, sağcısı-solcusu..
Aynı gemideyiz hepimiz, aynı yolun yolcusu.
Barış yanlısı olsa da bu geminin tayfası
Herkes için geçerlidir bu hayat kavgası.
Maalesef, rüzgar, her zaman dilediğimizce esmez.
Hayatımızın her ânı, daima neşeyle geçmez.
İnişler-çıkışlar... Kaçış ve kayboluşlar...
Hayatın gel-gitleriyle, oradan oraya savruluşlar...
*
Dünyanın sahteliği içinde yozlaşırken hislerim
Bir parça yazdım, bir parça anlaşılmak isterim.
Ne denli doğru, ne kadar açık bilmem sözlerim:
"Karanlığa bakmaktansa, görmez olsun gözlerim.
Yalanlar duymaktansa, sağır olmayı yeğlerim.
Doğru söylemeyecekse, ben bu dili neylerim."
Ben gönlümü eylerim, sen gönlünü ferah tut.
İşine geleni duyar insan, gelmedi mi; hep, unut!
Sen kendini uyut! Gerçeklerden kaçılmaz.
Bir defter kapanmadan, bir başkası açılmaz.
Bizde böyle... Şimdi söyle, sence nedir "gerçek"?
"Nesnel" olup, gerçeklere tutmalısın mercek!
Öğrenmek, ölene kadar devam eder, her dem.
"Kendini bilmek"se bence en büyük erdem.
Hesapta, herkes doğrucu; esasta yalanlar düzer.
Bir gün bozulacak elbet, bu yalandan düzen!
îcâzkâr - 2010