#yalnızız
İlk kez Peyami Safa okudum ve bu okuyuş sevdiğim yazarların sıralamasını değiştirdi. Bu kadar bilinmeyen kelimenin olup da bu kadar anlaşılır ve akıcı olan eser tanımamıştım. Yazıldığı yıllar düşünüldüğünde çok ilginç geliyor ki sanki bugün yazılmış gibi. Farklı ama etkili bir kalemi var. Hele de çizdiği Besim karakterinin kız olduğuna o kadar inanmış ve onu denizin karşısında mayosu ile güneşlenen biri olarak tasavvur etmişken dayı çıkıvermesi büyük şaşkınlıktı.
Nasıl başladı nasıl bitti. Mükemmel,bulutların üstünde uçurtan bir aşkın bir anda yerin dibine çakması gibi acı bir haykırış içerisinde. En başından aşk-ı memnu gibi aile içi farklı ilişkiler olarak tanıdığım kitap ortalarında derin psikolojik tahlillerle düşündürmeye başladı. Toplumun bize dayattığı eşitsiz roller ve bizim içimizde yaşayan ikinci kişi...
Selmin ile başlayan hikayenin Meral ile bitmesi. Acı başlangıç acı bitiş.
Samim karakteri çok etkileyici idi.Az daha kendimi bu hayali karaktere kaptırıverecektim. Bir insan hem çok zeki hem çok saf nasıl olabiliyor?
Sonunda Samim için "Son mektup" adlı şarkıyı dinledim. "Tanrının verdiği canı kul alırmış, benim kaderimde ayrılmak varmış her şeyi anladım bu son mektupla" Sözleri kitaba cuk diye oturdu. Eğer kitap okumakla aranız pek yoksa ve bir tane ömrümde okumuş olayım derseniz bu kitap olsun bence.
Hangimiz Simeranya'da yaşamak istemez ki?
En sevdiğim alıntı:
" - Ağabey size neşeli bir istasyon arayayım mı?
-Radyoda değil, kalbimde neşeli bir istasyon arıyordu"
"Unutmak için en iyi çare unutmaya çalışmak değil, çalışmamaktır"
Kitaptan öğrendiğim birkaç kelime (Aslında çok var en çok kullandıklarımızdan sectim)
Musibet:uğursuz
Aura:ortam
Şahika:zirve
#kitapyorumu #kitapalıntıları#kitapönerileri #okudumbitti #kitapönerisi #bookstagramturkey #kitaptavsiyesi