Annesinin cezası üzerine küçük yaşta koğuşta yaşamak zorunda kalan bir çocuğun, koğuştan tahliye olan sevdiği bir kıza yazdığı mektupları içeren bir kitap. Bir çocuğun ağzından yazılmış olması çok masumane bir hava katarken bizi bazen güldürüp bazen düşündürüyor aynı zamanda yazıldığı dönemin ve hatta günümüz hapishanelerinin arka yüzünü göstermekle hüzünlendiriyor. Özgürlüğe, düşünmeye, eleştirmeye yerin olmadığı ve hatta bunları andıracak en ufak bir şeyin bile büyük bir öfkeyle yok edilmeye çalışıldığı bi ortam. Barış'ın kuşa, sonrasında yeşerip süzülmesini beklediği ağaca daha sonra uçurtmaya olan bağlılığı.. Özğürlüğü simgeleyen bu küçücük ayrıntılara bile tahammülü olmayan insanlar karşısında umudun da hiç şansı kalmıyordu.
"Oraların göğsünde de uçurtma var mıdır?
Sizin gittiğiniz her yerde uçurtmalar olurmuş. Öyle söyledi Zeynep.
O uçurtmaları vurmasınlar İnci..."
O uçurtmaları vurmasınlar, o uçurtmaları vurdurtmayın. :)