#ağırölüm bireysel sorunlar üzerinden çağın sorunlarına değinen bir roman.
Aşk, boşanma, ebeveynlik, yaşlılık, yakının kaybı, Vietnam savaşı, Sovyet Rusya’da yaşam, antisemitizm, kölelik, ırkçılık, homofobi, kadın ve erkeğe biçilen roller vesaire. Yeni bir bin yılın eşiğinde geride bırakılan bin yıla bakış.
Çağrışımsal anlatım var, bir kelime bir olay bir koku karakterlerin iç dünyalarına yönelmelerine ve geçmişi hatırlamalarına neden oluyor. İmgelerin her karakter üzerinde etkisi farklı ve bu çağrışımlarla mutlu anlarda kendini hatırlatmak üzere pusuya yatmış o acı anılar gün yüzüne çıkıyor. Zaten Eski Ahitte geçen şu cümle ile başlıyor hikaye: “Işık Olsun!”
12 yetişkin ve bir bebek Şükran yemeği için bir araya geliyor, Son Akşam Yemeğine gönderme yapan bu yemek kurgunun merkezi. Anlatım iki bölümlü ilerliyor, alaycı kibirli bir Tanrının okurlara doğrudan hitap ettiği bölümler ve tanrısal anlatıcının karakterlerin sohbetlerini, iç dünyalarını aktardığı bölümler.
Tanrı bölüm sonlarında araya giriyor ve bir karakterin nasıl öldüğünü anlatıyor. Oldukça ilginç, keyifli ve fantastik olanın gerçekçiliği. Yaşamın sonu öğrenildiğinde, gelebilecek olan o büyük acılar ne kadar önemsiz hissi okuru yokluyor.
12 yetişikin + 1 bebek (ilgilisi için detay)
12 karakter bireysel özellikleriyle 12 Olimposlu’ya denk geliyor. Zeka, güzellik, ateşi sevme, kibir gibi özelliklerle. 12 Olimposlu tanrı, modern Tanrının karışında denilebilir. 12 kozmik düzeni simgeleyen sayı, 13 ise olumsuzu simgeleyen bir sayı, düzenin bozulmazı, ölüm, mutsuzluk gibi anlamlarından dolayı bir çok kültürde uğursuz sayılır. Mısır mitolojisinde yaşam 12 basamaklı bir merdiven ile sembolize edilir.
#nancyhuston oldukça akıcı, keyifli bir hikayede bir çok konuya değinmiş. Sarkastik Tanrısıyla, değindiği konularla çok sevdiğim bir kitap oldu. Ayrıca metinlearasılık ve edebi sohbetler yoğunlukta.