Roman, İstanbul’un bir semtinde, mahalle kadınlarının Kuyruklu Yıldız
altındaki konuşmaları ile başlar.
İrfan Galip, kaleme aldığı yazıları zaman zaman haftalık bir gazeteye gönderir.
Şan ve şöhret arzusuyla yanan bu genç yolda rastladığı kadının kulağına evlilik ve
aşk hususunda bir şeyler söyler. Genç kadının, İrfani i küçümseyerek bakması ve
hiçbir cevap vermeden çekip gitmesi İrfan’da büyük bir travma yaratır. ve bu saatten
sonra bütün kadınlara düşman olur. Kadınlardan nasıl öç alacağını düşünen İrfan,
gazetede mayıs ayında dünyamızın Halley yıldızının kuyruğu
içinden geçeceği haberini okur. Bu haberi okuyan herkeste bir korku uyanmıştır. Haber alan İrfan, kadınlardan nasıl öç alacağını bulmuştur. Genç ve yaşlı bütün kadınları
toplayıp, evinde konferans vermeyi ve böylece de kadınlardan öç almayı hedefler.
Birkaç konferans verdikten sonra iyice şöhreti artan İrfan’a, siyah çarşaflı bir
kadın mektup getirir. Mektup, Halley hakkında bilgi almak isteyen bir kadın tarafından
yazılmıştır. Bu mektupla birlikte İrfan, mektubun sahibine görmeden ilgi duymaya
başlar ve mektuplaşmalar böylece sürer gider.
Mektup sahibin merak eden İrfan bir gün mektubu getiren kadını takip eder ve
mektubu yazanın Feriha Davut olduğunu anlar. Feriha Davut kendisini oldukça kötü
tanıtır ve her şeye rağmen İrfan, onunla evlenmeye karar verir. İrfan annesini gönderir;
usulünce kızı isterler ve pazartesi günü nikâhları kıyılır. Feriha Davut zifaf gecesinin
Halley’in dünyaya çarpacağı gece olması şartını öne sürer. O gece geldiğinde İrfan
Galip, Kuyruklu Yıldızı unutur. Gelin ve damat sabaha kadar konuşurlar iyice
birbirlerini tanırlar. Sabah olduğunda Halley’in hiç görülmediğini öğrenirler.