Puan vermedi·368 syf.····Okunma: 23 Kasım 2021 23:15 Merhaba;
"Zamir, dünya üzerime yıkılıyormuş gibi yazmak zorunda olduğum bir metne dönüştü. Aslında bir sabah uyandım ve baktım ki dünya zaten üzerime yıkılmış... Bunu sadece tasvir etmek gerekiyordu. Başıma neyin düştüğünü anlamak için yazılmış bir hikaye... "
Diyordu Hakan Günday bir röportajında...
Yeni binyılın eşiğinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı'nda çalışan Zamir'in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır?
Demek ki bu dünyada her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan bir şarapnel bulutu.
Demek ki insan insana saplanmak için var.
Demek ki bu evrende herşey bir şarapnel.
Zaten öyle olmasa bu kitap olmazdı.
Ve bu dünyada gerçek aileler kan değil, acı bağıyla kuruluyordu.
Bu çarpıcı cümlelerle ilk sayfalardan "nereye gideceğiz acaba?"yolda "neler görüp yaşayacağız"diye merak ederken savaşlar, barış senaryoları, ihanetler, yalan dolanlar, komplolar, ezilenler ayağınıza çelme takıp sizi kendi peşlerinden koşmak mecburiyetinde bırakıyor. Bazen sinirleniyor bazen acıdan kahroluyorsunuz, ama sadece izleyebiliyorsunuz okuduklarınızı.
Çok şey yazabilirim, hissettiklerim çok yoğun ama ipucu vermemek adına bu kadarla noktalayayım.
Ha unutmadan "Zamir ne demek?" diye soracak olursanız da, okuyunca öğreneceksiniz nasılsa...