“Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.”
Öncelikle tekrar tekrar açıp okuyabileceğiniz ve her okumanızda size farklı düşünce ve duygular katacak bir eser. Bu nedenle herkesin kütüphanesinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu Ülke, Cemil Meriç'in biyografisini içermekle birlikte, deneme şeklinde yazdığı türlü konularda hem edebi hem felsefi hatta siyasi düşüncelerini yansıtır. Kitabın ilk 73 sayfası, Cemil Meriç'in oğlu tarafından biyografi tarzda kaleme alınmıştır. Açıkçası bir yazarın kitabını okumadan önce onun ruh halini ve yazımını benimsemek adına kısa bir araştırma yaparım genelde. Bu yüzden biyografi okumayı da severim fakat kitapta bu kısmın çok uzatıldığını düşünüyorum. Bazı okuyucuları sıkabilir.
Cemil Meriç Doğu-Batı denilince akla gelen ilk isimlerden, üstatlardan birisidir. Bu eserinde de ziyadesiyle batılılaşmaya ne kadar karşı olduğunu aşikar. Toplumun dilinin değiştirilmesine çok tepkili çünkü bir toplumu özünden ayırmanın ve parçalamanın ilk yolu onun dilini yok etmektir. Ülkedeki sağcı ve solcu tartışmalarına birçok kez değinmekte ve bu ayrımın hiçbir yerinde olmadığını, bu ayrımın da topluma bir nevi kara bulut gibi çöktüğünü anladım anlatımlarında. İslamiyet’in hüküm sürdüğü topraklarda batıdan gelen bütün düşüncelere ve yeniliklere karşı. Kitabı okurken yazarı anlayabilmek için sürekli son sayfalardaki kanaviçe kısmına yönelmek yordu açıkçası. Sayfanın alt kısmına konulmuş olsaydı daha kalıcı ve akıcı bir okuma hissi olabilirdi. Uzun lafın kısası arkadaşlar Cemil Meriç'i okuyun derim. Her hâlükârda her ne düşüncede olursanız olun size bir şeyler katacaktır.
“vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını " yaşanmaz " laştıranlardır ..”
...”Sağcı ve solcu gibi sınıflandırılmaları hiçbir zaman benimsemedim. Bunlar hakikati kapamaya yarayan uydurmaca mefhumlardır. Bilhassa sosyal sınıflara ayrılmamış bir ülkede sağcı solcu ne demek?”
“Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimizle hanımefendilerimiz arada bir okumak hevesine kapılırdı belki.”
...”benim yerim kütüphane. Ben ışık arayan, aydınlanmak ve aydınlatmak isteyen bir insanım.”
“Birçok kitapları, okumuş olmak, hatta okumuş görünmek için okuyoruz. Birçoklarını da çevremizden kaçmak için.”