Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
· Herkes merhaba.. Gününüz nasıl geçti Öyle bir kitap okudum ki başlanılan ilk anda hikayesi, anlatımı ve akıcılığıyla kendisine çeken okunulan her satırda merak duygusunu bir adım daha öteye taşıyan bir kitap. “Harese nedir bilir misin oğlum? " şeklinde başlar ve devam eder: "Arapça eski bir kelimedir. Hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Develer çölde üç hafta aç susuz yemeden içmeden yol alabilirler. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparıp çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan tadı ile dikenin tadı devenin çok hoşuna gider. Yedikçe kanar, kanadıkça yer. Eğer engel olunmazsa deve kan kaybından ölür. Bunun adı haresedir. Bütün Ortadoğu’nun adeti budur oğlum. Tarih boyunca birbirlerini öldürür ama kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kan tadından sarhoş olur.” Çoğu yerde adı gibi huzursuz hissettirmiştir.Bu düzene, bu insan ırkının acımasızlığına, bu çaresizliğe bir derman olamamak böyle yaşayıp gitmek, acıları görmezden gelmek ve bir gün belki bizimde başımıza gelir korkusuyla yaşamak huzursuz eder insanı elbet. Hayatımıza, dertlerimize, mutluluklarımıza kaldığımız yerden devam ederken unuttuğumuz insanların başına gelen acı olayların anlatıldığı, hikayeleştirildiği Zülfü Livaneli kitabıdır. İçerisinde aynı zamanda Hüseyin’in, Meleknaz’a yazdığı Arapça şiirler de bulabileceğiniz, "insanlık ağacının kırılmış dalları" olan Ezidilere ve onların inancına dair pek çok bilgi edinebileceğiniz satırlar da sizi bekliyor. Okurken, Hüseyin’in, Meleknaz’ın Zilan’ın ve daha nicelerinin hikayesine tanık oluyor, onlarla bağ kuruyorsunuz. Tüm bunlar olurken kendinizi bir sayfadan diğerine geçerken buluyorsunuz. Yazarın akıcı anlatımı, konunun tazeliği, gerçekliği, bilinmezi gün yüzüne çıkarması.. Kısaca bir solukta okunabilecek etkileyici bir eser. Kitapla kalın.. Sevgiyle kalın..