Puan vermedi·481 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Herkese merhaba.. Gününüz nasıl geçti.. Hepimizin insan olmaktan utandığı daha doğrusu insanlık adına büyük utanç duyduğu anlar veya olaylar vardır. Serenad'ın güçlü hikayesinde Alman profesör Maximilian Wagner'in başından geçenleri okurken utancın yanı sıra okuduklarımın büyük bir kısmının gerçek olması nedeniyle ıstırap duydum.. İstanbul Üniversitesinde görevli 36 yaşında bir çocuk sahibi ,güçlü bir kadın Maya Duran rektörün misafiri olan profesörü ağırlamakla görevlendirilir. Bu görevi onu yaşama başka bir gözden bakmaya sürükler. Struma faciasında eşi Nadia'yı acı bir şekilde kaybeden Wagner'in öyküsü tıpkı biz okurlar gibi anlatıcı Maya'yı da büyüler. Tarihin acılarla örtülmüş sırları Maya için bir bir aralanır. Bir şeyleri öğrendikçe ve geçmişe yüzünü döndükçe yaşadığı şehirden tutun tanıdığı insanlara kadar her şey ona bambaşka gelir. Wagner ile büyüdüğünü söyler, Wagner ile yaşadığını hisseder. Çünkü Wagner,gerçektir. Kırışık yüzünün her bir çizgisinde başka bir yaşanmışlık vardır, başka bir acı. Maya en sonunda tüm hikayeyi anlattığında daha doğrusu Maya aracılığıyla Livaneli bizlere insan olmanın ırktan milletten olmadığını tüm insanlığın ortak frekansının ortak acılar olduğu mesajını verir. Bu yönüyle kitap benim de dünyaya bakışımı değiştirdi. Yedi yüzü aşkın insanın öldüğü Struma faciasını , Nazi kamplarında eziyetiyle ünlenmiş Dr. Mengel'i, Mimesis'i bu kitaptan öğrendim. Hem acı bir aşk hikayesi, hem tarihin ortak acısı,hem zulmün karmaşası hem de gerçek olaylardan sıkça bahsedilmesi bu kitabı benim için özel kıldı. Geriye dönüp baktığımda bu kitabı yeniden hatırlamak istediğimde bu satırları okuyacağım ve zihnimde canlanan güverteden bakan Nadia'nın yeşil gözlerini selamlayacağım. Dünyanın zulümden uzak olması dileğiyle Hepinize kitaplı günler dilerim Sevgiyle kalın
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.