Puan vermedi·57 syf.····Okunma: 28 Kasım 2021 01:40 (spoiler içerir)
Antik Yunan tragedya yazarlarından Sophocles'e ait bir trajedi olan Elektra'da Pelops oğulları efsanesinin devamı anlatılır. Lirik ve diyalogların birlikte ahenkle yer aldığı eserde babasının annesi tarafından öldürülmesini içerleyen Elektra'nın hüznünü ve yıllar önce kurtardığı kardeşinin sürpriz bir şekilde yanına tekrardan dönmesiyle olayların değişmeye başladığını görürüz.
Sophocles eserinde bütün ağırlığı Elektra'ya verir. Olaylar Pelops oğullarının faciasından alınan bir kişi etrafında döner. Sophocles eserlerinde insan ve kader mücadelesine yer verir ama bu eserde asıl önem verdiği ise karakteridir. Onun ruhunda olup bitenleri, ıstırabıyla, sevgi ve görev hisleriyle, nefret ve kiniyle, ümit ve sevinçleriyle tasvir eder.
Bu trajedide conflict olarak "insanoğlu vs kader" ve "insanoğlu vs insanoğlu" arasında gidip geldim ama trajedideki intikam alma isteği ile insanoğlu vs insanoğlu kısmına daha yakınım. Üç birlik kuralından dolayı ise trajedinin bir gün içinde ve tek bir yerde (Argolis ovasında Mykenai kalesi üstünde Pelops oğulları sarayı) geçtiğini görürüz. Karakterler ise Elektra, Orestes, Koro (Mykenai kadınları), Mürebbi, Khrysothemis, Klytaimnestra ve Aigisthos'tur.
Hamartia (Tragic Flaw/Error of Judgement) yani yanlış karar olarak anne Klytaimnestra'nın kocasını öldürmesi ve bunu yaptıkları aşığıyla yaşamaya başlaması olabilir. Nihayetinde de bu kendi sonunu getirdi ve Nemesis'te ise kader galip çıktı her zaman olduğu gibi. Peripetia olarak Orestes'in öldü sanılıp ölmemiş olması ve ablası Elektra'nın "yaşıyor mu o" sorusuna "ben yaşadığıma göre" diyerek trajedinin dönüm noktasını ortaya çıkartır. Ve tabii ki de birbirlerini uzun yıllar sonra görmedikten sonra ilk görüşmelerinde birbirlerinin kardeş olduklarını bilmemeleri ama seyircilerin onların kardeş olduklarını bilmesi Dramatic Irony'dir. Finalde Orestes'in öz annesini öldürmesi ise Matricide'dır.
Sonuç olarak, Sophocles'in bu eserinde Kral Oedipus'un aksine kader ile insan mücadelesinden çok insanın iç dünyasında ne yaşadığına daha çok vurgu yapılmış. Dikkatimi çeken kısımlardan biri ise şu oldu; Elektra kız kardeşinde zaten evlenemeyeceksin çünkü Kral olan Aigisthos kendine potansiyel bir tehdit olacak torununun olmasına izin vermeyecek minvalinde bir diyalog vardı. Trajedilerde gördüğüm kadarıyla insanın soyunu devam ettireceği için sevinç duyması gerektiği torunundan bile can korkusuyla çekinmesi ilginç geldi. Denouement'ta ise farklı bir şey görmedik açıkçası. Beklenen oldu ve insanın yaptıklarının felaketi dönüp dolaşıp hiç ummadık yerden feci şekilde yine kendilerini buldu.