Kiraz Ağacı
Puan vermedi·292 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 17:55
Nereden ve nasıl başlasam bu kitabı anlatmaya bilemiyorum... Yarın yeniden okumaya devam etmek istiyorum mesela. Ne söylesem eksik kalacakmış, verdiği tadı kelimelere dökmek zor ve yeterli olmayacakmış gibi. Uzun zamandır kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar beni canlı tutan, her bir sayfasını çevirdikten sonra bir sonraki sayfayı çevirmek istediğim, bir yandan da bitmesin diye yavaş yavaş okumaya çalıştığım bir kitap olmamıştı. Hani böyle ilk sayfayı okurken içinizden dersiniz ya "kitap çok güzelmiş, iyi ki okumaya başlamışım..." diye. İşte tam olarak böyle hissettirdi. Öyle naif, öyle sıcak ama bir yandan da öyle gerçek ve acı ki bazı şeyler. Spoiler vermeden yalnızca kitabın bana hissettirdiklerini anlatmaya çalışıyorum doğrusu. Bir sevda var aslında temelde bir mücadele içinde sevda. İçte hep hissedilen, kalbin en derin yerinde yer ayrılan ama önünde tutulmayan hiçbir şeyin bir yandan. Bir sevda, yalnızca aşk olarak nitelendirilemeyen. İnanılan, uğrunda kendini feda edecek kadar tutkuyla bağlı olunan değerlere de sevda. Korkmadan, cesurca, tüm her şeyi bu uğurda feda edebilecek kadar. Dönemin ideolojisine hakim olmayan biri olarak Gökçer Tahincioğlu öyle yalın ama bir yandan da gerçekleri göstermekten asla kaçmadan ve bunu ajite etmeden saf haliyle öyle güzel aktarmış ki. İnsan daha çok okumak, daha çok araştırmak, daha çok bilgilenmek istiyor. Tüm yaşanılanların gerçek olduğunu bilmek de insanın canını daha çok acıtıyor bir yandan. Deniz ismini ilk duyduğumda Deniz Gezmiş geldi aklıma, acaba dedim yazar da bu sebeple mi bu ismi seçmiş. Ki bence öyle de olduğunu kanıtlar nitelikte satırlara değinmişti zaman zaman. Sonra Madımak Oteli'ne değinmesi çok kısa da olsa, oradan yola çıkarak kitabında anlattığı olay. Beni gerçekten her anlamda etkileyen bir kitap oldu. Hivda ve Deniz'e gelecek olursak... O kadar etkileyici bir aşk hikâyesiydi ki. Ki bence aşktan ziyade sevda demek daha doğru böylesine. "Bir hakkın olsa, tam şu yaşında tek bir hakkın, unutmayı mı yoksa hatırlamayı mı seçerdin?" tam da bu cümlelerle başlamıştı kitap ve tam da bu cümlelerle beni yakalamıştı. Ve aslında bu cümle de belki sınavı oldu Hivda ve Deniz'in. Her şeye rağmen. Hatırlamıyorken bile bilmek, hatırlamıyorken bile hissetmek. Bir şekilde emin olmak, bir şekilde kaçamamak o duygudan. Ve evet. "Bazen dünya unutsa da, akıl unutsa da, kalp hatırlıyor demek ki. Kalp gerçekten çarptığı hiçbir şeyi unutmuyor." Benim için hep çok anlamlı bir yeri olacak canım Kiraz Ağacı. İyi ki böyle bir kitabın varlığından haberim olabilmiş, iyi ki yolum kesişmiş.
Edebiyat
Kiraz AğacıGökçer Tahincioğlu · İletişim Yayınları · 2020249 okunma
·
222 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.