Kitabı bitirip içindeki öykülerden birinin de ismi olan kitap başlığına bakınca aslında tüm öyküler bu başlığın çatısı altında ne de güzel toplanmış diye düşünmeden edemedim. Sanki kitaptaki tüm öyküler göz önünde, yani görünür bir yerde, hatta gözümüze sokulurcasına yaşanıp giden ama bir türlü görünmek bilmeyen hayatlardan kesitler sunuyor bize. Hani gördüğümüz, bildiğimiz bir çok bunalıma, olumsuz yaşantıya orda yokmuş gibi yapma alışkanlığımız vardır ya işte tam da böyle öyküler var bu kitapta. Çoğu insan içinde yaşar, içinde konuşur, içinde sürdürür bu nedenle bazı şeyleri... Bazı şeyler konuşulmamaya ant içilmiş gibidir. Görmeyen anne-baba, görmeyen eş, görmeyen arkadaş, görmeyen devlet... Böyle uzar gider liste.
Kitap 10 kısa öyküden oluşuyor. Öyküler arasında bir konu bütünlüğü bulunmuyor. Her bir öykü apayrı hayatlara ufak dokunuşlar yapıyor. Yazarın ikinci öykü kitabı bu. İlk öykü kitabını çok beğendiğim için hemen gidip ikinciyi de aldım. İyiki de almışım. Elime aldığım gibi bitirmeden bırakamadım. Özellikle ilk iki öyküyü çok beğendim.
Öykü severlerin mutlaka tanıması gereken bir yazar Eda İşler.