Öncelikle kitabın isminin nereden geldiğine değinelim. Gen araştırmaları insan yani homo türüne en yakın canlıların yüzde 1,6 farkla bonobo ve şempanzeler olduğunu gösteriyor. Buradan hareket eden Diamond insana “Üçüncü Şempanze” diyor.
Diamond bu yüzde 1,6 farkla ayrı olduğumuz türlerden farklarımıza yoğunlaşmış kitap boyunca. Bu küçük fark sanat eserlerini üretmemizi, tarımı keşfetmemizi, dünya dışına roketler gönderebilmemizi sağlıyor. Ama aynı zamanda birçok canlı türünün yok olmasına da sebebiyet veriyor. Özellikle teknolojinin gelişmediği zamanlarda canlılara daha az zarar verdiğimiz inancını sorguluyor Diamond. İnsanlar tarafından keşfedilen yerlerdeki canlıların yok olmasına sebebiyet veren insan davranışlarını irdeliyor. Ve can alıcı soruyu soruyor: Biz yüzde 1,6 farkla ayrıldığımız bonobo ve şempanzeleri deneylerde veya hayvanat bahçelerinde acımasızca kullanabiliyor ve bunda ahlaka aykırı bir şey bulmuyorsak bizden yüzde 1 farklı olan uzaylı bir medeniyet bize neden iyi davransın?
Açıkçası diğer incelemelere baktığımda okurların yazarın esas gayesini anlayamadıklarını gördüm. Diamond evrimi kanıtlama peşinde değil. O bir gerçek zira. O insanı anlamaya çalışıyor. İnsan dediğimiz şeyin ne olduğunu sorguluyor. Olumlu ve olumsuz yönlerimizi belirlemek istiyor. Çünkü ona göre türümüzün ve diğer canlıların devamı buna bağlı.