~ "Ey mükemmel insan! Sağduyuyla ve ruhunu daha iyi kılmakla hiç ilgilenmediğin halde, daha çok para, şan, şöhret kazanmak için çabalamaya utanmıyor musun?"
·
Kimi kitap bakış açınızı A noktasından B noktasına taşır, belki kimi kitap A noktasından C noktasına; bu kitapsa A noktasından Z noktasına taşıdı. Sayfaları çeviriyorsunuz fakat okudukça çevrilenin yalnızca sayfalar olmadığını görüyorsunuz. Çevrilen zihninizde ardı arkası kesilmeyen fikir ve düşünceler oluyor, aklınızın her bir köşesinde birbirinin peşi sıra halinde lambalar yanıyor sanki -her yanan bir öncekinden daha aydınlık- . "Hakikat birdir." cümlesini derinlemesine kazıyor hayatınızın duvarlarına, aynı zamanda hakikatin hakikat olduğuna tam anlamıyla kanaat getirdiğiniz takdirde onu savunmaktan bir an olsun şaşmamayı, bunu yaşamın en temelinde yatan anlam olduğunu aşılıyor, hakikat olanaysa en iyi şekilde "akıl" yoluyla varılacağını. İleri görüşlü olduğu, öğrencisinin vasıtasıyla apaçık gözler önüne serilen filozof Sokrates, günümüzün karanlık yollarına dahi ışık tutmakta. Kitabı okurken adeta kendisiyle sohbet ediyor olma hissiyatı tek kelime ile muazzamdı. Ortaya koyduğu her bir savında detayına kadar irdelemekten bir an olsun geri adım atmayarak kafamdaki soru işaretlerini birer birer eledi ve ikna etmeyi takdire şayan bir biçimde başardı; soru işaretlerini elemesiyle birlikte sorgulamanın önemini de çok kez daha vurguladı ayrıyeten. Kitapların sayısız katkısından biri de bu işte. Sizden yıllar yıllar önce, uzak mı uzak zamanlarda varolmuş insanlarla konuşabilmek, sorularınıza onlardan cevaplar alabilmek, yaşantısına ortak olmak ve böylece de empati duygunuzun artması. Bazı kitaplar için zevklere göre değişeceği söylenebilir fakat bu kitaptan hoşlanmayacak biri tanımıyorum. Bazı kitaplar iyi-kötü tartışmasına bile kapalı açıkçası (bana göre) ve bu da onlardan biri. Yalnız dikkat edilmesi gereken nokta okumaya başlamadan önce yüzeysel bir şekilde de olsa hayatının araştırılması, işte o zaman zevkten geçilmez.