Gönderi

8/10
·368 syf.··
2021 34. kitabı
Çok uzun bir süredir Hakan Günday okuyucusuyum ve onun yarattığı Türk yeraltı edebiyatı diline oldukça aşinayım. Gündelik hayatımızda bizi sıradanlaştıran ve körleştiren konuları yüzümüze adeta çarpar edasıyla önümüze koyar ve kitaplarını okuduktan sonra sindirme süreci okumanızdan daha uzun sürer. Bu benim alışık olduğum Günday edebiyatı. Uzun süredir yeni kitabını bekliyordum o yüzden beklentilerim de haliyle artmıştı. Bu beklentilerim tam olarak bu kitapla karşılanmadı ve nedenlerini açıklamak istiyorum. Söylediğim gibi alışık olduğum Günday edebiyatında, yazar genellikle bireye odaklanıp onun içinden çıkılamaz varoluş sancılarına veya toplumun bir köşesinde adeta veremli gibi yaşayan insanların gündelik hayatlarına ayna tutarak bize aktarmaktaydı. Ancak bu kitabı toplumsal konular üzerinden giderek dünyasal sorunların neredeyse tamamına değinme gibi bir amacıyla karşımıza çıktı. Bu durum da kitaptaki karakterlerin biraz içini boşaltmış diye düşünüyorum. Yine çarpıcı ve yeraltı bir kurgu olsa da kitap benim beklediğim o ilikleri buz kestiren eski kitapları yanında basit kalmaktaydı. Ve ben bu kitapta yazarın bir amacı, bir mesajı olduğunu hissettim. Önceki kitaplarında ne bir mesaj ne de bir öğreti kaygısı kesinlikle hissetmemiştim. Sanki o kitapları bakın burada bu şartlarda insanlar var siz onları her gün görmezden gelerek yaşıyorsunuz tarzındaydı. Ama bu kitabı kesinlikle eski kitaplarından farklıydı. Bu kadar negatif eleştiri yaptıktan sonra kitabı sevmeyerek okudum gibi bir algı oluşuyor farkındayım. Ancak ben kitabı zevkle okuyup bitirdim, sonuçta Hakan Günday kitabı bu arkadaşlar. Yani çıtayı çok yüksek tuttuğu için bu kadar negatif eleştirim oluştu. Yoksa şu an popüler olan herhangi bir kitapla kıyaslandığında hala iki üç tur fark atmakta onlara. İyi okumalar.
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,2bin okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.