·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Aralık 2021 07:42 Lise yıllarımın kimseye zararı olmayan hallerinden biri başka tür okumayı tercih etmeyip yabancı polisiyeden yüksek dozda almaktı. İşte bu süreçte kaçırdığım şeylerden biri de öyküler oldu. Şimdi kitap fuarları, alternatif yeni yayınlar sağ olsun, özellikle Rus öykülerini uygun fiyata bulunca alıp okumaya başladım. Öykü okumayı sevmeye başladığımı fark etmeden... Artık farkındayım. Bu kitap da farkındalığımı artıranlardan biri.
Konu itibariyle absürd kelimesiyle tanımlayabileceğim mevzular var kitapta; kendini İspanya kralı sanan bir "deli" kardeşimiz (günlüğüne "30 şubat", "ayın 86sı gibi tarihler atıyor), burnunu kaybeden bir abimiz, bir paltoyu hayatının merkezi haline getiren fakir memurumuz gibi. Bu durum kitabı eğlene şaşıra okumamı sağladı. Bu acemi öyküsever tavsiye eder.