Puan vermedi·59 syf.····Okunma: 20 Mart 2017 19:57 İlhami Algör'ün okuduğum ilk kitabı idi. Okuyanlar da fark edecekti ki, anlaşılma kaygısı gütmeyen bir yazardır kendileri. Bu kitabında kullandığı dili, diğer kitaplarında da sürdürmüştür. Kafa karıştırır, sürekli başka şeylerden bahseder ama eninde sonunda esas kadına bağlar cümleyi. Müzeyyen'e gelince; yazarına kendisini yazmayı öğreten, cezbeden, aşık eden, hayran bırakan ve sonunda terk eden bir kadın. Yazar Müzeyyen'i öyle bir yere koymuştur ki, her baktığı yerde onu görür. Müzeyyen bir ütopyadır artık. Yanındadır ama gitmesi de kaçınılmazdır. Yazar da kitap boyunca aslında bu kaygıyı taşır. Sadri Alışık'a kızması da bundandır aslında.