Gönderi

Homo economicus, tek başına yaşayan, militanca bencil ve az çok toplumsal.
Puan vermedi·344 syf.··
2021 20. kitabı
Notlar ve Alıntılar En başından itibaren *homo economicus,* büyük ölçüde parasal kazançla motive edilen ve kendisi dışında herkesten, bilhassa "kamu"dan derin şüphe duyan aşırı bir bireycilik biçimiyle tarif edildi. *Homo economicus,* tek başına yaşayan, militanca bencil ve az çok toplumsal olan her şeyin doğal muhalifli bir yaratık olarak tasarlanmıştır. Refah devleti başlangıcından itibaren hiçbir zaman yönetici seçkinlerin böylesine güçlü nefretine maruz kalmadı. Sosyal hizmetler, işsizlik yardımı, sağlık, belediye meclisleri ve kütüphaneler, parklar; "Kamu malı" olarak bilinegelen varlıklarla ilintili her şey kökten saldırıya uğruyor. İyi de olsa kötü de olsa -ki genellikle kötüdür- özel, paralı birey egemendir ve aksini iddia eden kim olursa olsun mutlaka demode, huysuz kolektivist, mazide kalmış bir dinozordur. Kamu. Ne ifade ediyor bu kavram? Latince halk anlamını taşıyan publicus ve populus terimlerine dayanır. Ama bu "halk" anlayışı farklı bireylerin basit toplamı demek değildir; çünkü *populus* paylaşılan, ortak çıkarları ima eder: varlığını sürdürme, refah, özgürlük, iyi hayat vb. Bizi diğerlerinin kaderine bağlar, herkesin birbirine paylaşımcı bir sorumluluk duymasını sağlar. Günümüzde şirketler, kapitalizm sayesinde değil, "ona rağmen" üretilmiş olan toplumsal refahı tekelci tarzda ele geçirmenin peşindeler. Yani bizlerin ürettiği refaha, ekonomik formalizmin gerçeklere aykırı kuralları altında çalışmak zorunda kalarak ürettiğimiz refaha "el koyma"ya çalışıyorlar. Gilles Deleuze: "Bize şirketlerin ruhu olduğu öğretildi, bu dünyadaki en dehşet verici haberdi." Özelleştirilen hizmetlerin çoğunlukla temel kamu malı olarak görülmesi gereken doğal tekellerden oluşması değil. Su, ulaşım, enerji gibi varlıkları özel kişilerin ellerine bırakmak şimdiye kadar özelleştirme sürecinin alametifarikası oldu. Serbest piyasada faaliyet gösteren rakip firmalar kamu firmalarına göre daha iyi örgütlenir; böylece israf önlenir ve müşterilere daha iyi hizmet verilir. Bu fikir, devasa miktarda kamu malının özel mülkiyete devredilmesinin meşrulaştırılmasına önayak oldu. Royal Mail, 2013'de halka arz edildi, %60 hissesi satıldı ve 1,98 milyar sterlin gelir sağlandı. Satışın yapılacağı gün hisseler %38 arttı, ve altı ay sonra %87 artmış oldu. Hükümet belirli büyük kurumsal yatırımcıların ve emeklilik fonlarına otomatik öncelikli satın alma hakkı verdi. İlk piyasaya sürüşteki birim maliyetinin fiyatının bu kadar az olmasının sebebi, bu öncelik hakkı tanınan firmalardan biri olan Lazard Asset Management idi. Özelleştirmeden sorumlu devlet görevlileri, Lazard A.M'nin yan kolu ve danışmanlık firması olan Lazard Consultancy'den danışmanlık hizmeti alıyorlardı. 330 sent üzerinden açılan hisselerden Lazard 6 milyon adet aldı ve 48 saat sonra bunları 470 sentten sattı. Böylece hiçbir şey yapmadan 8,74 milyon sterlin kar sağladı. Bu otomatik önalım hakkı olan kurumsal firmalar, uzun vadeli yatırımcı olacakları için almışlardı. 16 firmanın 12 tanesi ilk altı ayda tüm hisseleri sattı. Belli bir sosyal hizmet kar temelinde yürütülüyorsa, idari masraflardaki tüm kısıntılar otomatik olarak karlılık durumunu güçlendirir. 1849 yılında kurulan Boots, 2006'da Alliance UniChem tarafından satın alındı. Ardından 2007'de Stefano Pessina tarafından, KKR'nin mülkiyetine geçirildi. KKR, şirketi tamamen Walgreens'e sattı. Pessina da Walgreens'in CEO'su. Pessina ve KKR, bu firmayı almak için ceplerinden 2.5 milyar sterlin yatırdılar ama birçok bankadan 9 milyar sterlin borç aldılar. Bu paradan nasıl kurtulacaklar? Çokuluslu firmaların tek derdi, maliyetlerini azaltıp, karlarını en yüksek noktaya çıkarmaktır. Bunun için saf dışı edilmesi gereken temel maliyetlerden biri vergi yükümlülüğüdür. Birleşik krallıkta kurumlar vergisi %20'dir ama bu yüzde, kar üzerinden alınır. Şirketiniz, bir firmanın şubeler ya da paravan şirketler aracılığıyla kendi kendine ticaret yapmasını sağlayan transfer fiyatlaması yöntemiyle, avantajlı vergi düzenleme yöntemleri bulunan Hollanda'da bir şube kurarsınız, bu şube, işi asıl yaptığınız yerdeki şirketinizden yüksek bir harç alır, bu harç o kadar yüksek olur ki ana merkezinizdeki yıllık karınızı aşar. Böylece birleşik krallıktaki merkeziniz hiç vergi ödemez. - İngiltere' ve Galler'de öğrenci intiharlarında %50 oranlarında artış gözleniyor ve borçlanma bu artışta önemli bir rol oynuyor. - Havayollarının ana gelir kaynaklarından biri, fazla bagaj, check-in ve internet üzerinden check-in yaptırmamak, uçağa hızlı biniş vb durumlar için alınan ücretlerdir. - Şimdilerde benzin istasyonlarında ve benzeri yerlerde makineleri monte edip onların bakım onarımına masraf etmektense, insanları istihdam etmek daha "ucuza" geliyor. Bu bize iş dünyasının ne kadar kötüleştiğini gösteriyor. Yaşayan, nefes alan insanlar, robotlardan daha ucuza geliyor. - Oxfam, ABD kümes hayvanları çalışanlarıyla ilgili yaptığı bir araştırmada; "*çalışanlar idrar ve dışkılarını iş hattında çalışırken yapıyorlar; çalışırken altlarına bez bağlıyorlar; su ve sıvı tüketimini tehlikeli oranlarda sınırlıyorlar; kendi sağlıkları ve iş güvenliği hakkında endişeye kapıldıkları için acı ve huzursuzluk duyuyorlar ve ciddi saplık problemleriyle karşı karşıya kalıyorlar."*
Felsefe-Düşünce
Homo Economicus'un ÖlümüPeter Fleming · Koç Üniversitesi Yayınları · 201921 okunma
··
204 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.