Ya öyle bir his yaşıyorum ki anlatılmaz cidden şarkı dinliyorum ama dinlemiyorum gibime geliyor, düşünüyorum ama sanki boşa düşünüyorum. Aşığım deliler gibi kısmı silinmiş, acı çekiyorum acıdan gelen ilhamlar varken yazma isteğim silinmiş, yazma isteğim varken ilhamım kaybolmuş. Tüm dünya bana tersten sanki her şey güzelmiş gibi geliyor.Tek tek düşününce çok derdin var düşünmeyince hayat acısız, zevksiz devam ediyor. Ölümü merak ediyorsun yaşayarak. Yaşayarak ölüyorsun bazen bir haberle ama bir haberle ölürken yaşamaya başlıyorsun. "Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu." Ne güzel anlatmış William Shakespeare
Biri için elinden geleni yaparsın, elinden gelmeyecek olan şeyleri bile düşünürsün bazen her şey güzelken 1 harf her şeyi yok eder hani Halil Sezai der ya "İki kelime yetiyor seni seven kalbi kırmaya
Sonra roman yazsan ne fayda?
İki adımda geçiyorsun yalnızlık denen tarafa
Sonra dağlar aşsan ne fayda?" diye sen o kalbi gerçekten 1 harfle kırarsın ama sen öncesinden de sonrasında da romanlar yazmışsındır ama fayda etmez ya... Deliler gibi seversin ama fayda etmez.. İşte ölmek buna da benzemez mi? Bakıyorsun deliler gibi seviyorsun ama kalbini kırmışsın.. Yazarsın yazarsın.. sonra susarsın sabahı beklersin cevabını.. Eğer güzelse cevabı yaşarsın eğer soğuksa cevabı ölmeye devam edersin.
"Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini." Diyor devamında William Shakespeare
Ne güzel kelimelerle ne güzel anlatmış tiyatroda derdini.. O doğal rengi düşüncenin soluk ışığının bulandırmasına neden izin veriyoruz? Elimizde mi ki sanki? Hayatı zorluklarını biz mi getiriyoruz?... Düşünüyorum.. düşünüyorum.. Sorguluyorum kendimi.. Allah'ı sorguluyorum, Ailemi, Aşkı, Hayatı, Dini... Düşünüyorum Ergenlik mi benimkisi? Ergenlik acı çekmek midir? Ergenlik nedir? Ergenlik geçince bu düşünceler geçecekse ergenlik düşünme evresi midir?
Hayatta sınanırız çoğu zaman ya bir kişinin gitmesiyle, ya bir kişinin kalbini kırmanla o kalbi kırdığın için çektiğin acınla, ya sevdiğin birinin ölümüyle, ya derslerle ya sınavlarla ya aileyle tartışmayla ya değer verdiğin bir şeyin kaybolmasıyla ya düşüncelerinle ya içindeki Din iradesiyle ya günahlarınla ya arkadaşın şerefsizliğiyle ya beynindeki düşünce gücünle ya aldatılmayla ya ihanetle... Daha emin olun milyon şeyle sınanırız.. Dayanabilen yaşar dayanamayan ya ölür ya yaşarken ölür. Ben yaşarken ölerdenim... Ölüyken bile bi iki tane yaşama sebeplerimden ayakta kalanlardanım Siz.. Bu iletiyi görenler ya dayanabilen ya da yaşayan ölüler... Biraz düşünün.. Görmeniz bile bir yaşama sebebi değil midir? Kalbinizin atıyor olması kırdığınız kalbi onarmak için sebep değil mi? Annenizin, babanızın kalbi atması onu sarmanız için sebep değil mi? Okula gitmeniz hayatınızı düzeltmek için sebep değil mi? Birine değer vermeniz o kalbe değer vermeniz onu bir gün göreceğiniz hayaliyle yaşamak bir yaşama sebebi değil mi? Bu yazıyı okuyacak bir telefon/pc/tablete sahip olmanız bir sebep değil mi?
Herkesin yaşadığı zorluklar var herkes aşk acısı, aile sorunu, okul hayatı, ölüm haberi alır. Bunlar normal bir şey. İster benim gibi şarkı dinleyerek, değer verdiğiniz biriyle sohbet ederek güçlenin ister yine benim gibi şiirlerle hayata tutunmaya çalışın.. Hayatta zevk almanızı gerektirecek çok şey var.. Bu hayattaki dertlerine derman olamam ben ne psikoloğum ne büyük bir geçmişi olan bir kişiyim 15 yaşında herkesin olduğu gibi derdi olup yaşamaya çalışan yaşarken düşen, yaşarken ölen, yazarak mutlu olan sıradan biri olarak inşallah biraz olsun rahatlatmışsınızdır. Bu kadar okuduysanız teşekkür ediyorum size. Katılmadığınız bir yer varsa saygı çercevesinde beni eleştirmenizden zevk duyarım. İyi geceler 1K'nın güzel insanları.
YAZAN/ Degya