Puan vermedi·324 syf.··Beğendi
· Seçimde boş oy kullanan koca bir şehir düşünün. Bu boş oy ile tepkisini gösteren, birlik olan ve hükümete olan güvensizliğini bu şekilde dile getiren bir şehir. Bu şehir ki bir zamanlar körlüğün ortasında kalakalmış, bembeyaz bir görüntüye -boşluğa- bürünmüş bir şehir. Kitabın Körlük'ün devamı niteliğinde olduğunu bilmem, bu kitabı heyecanla, soluksuz okumama yetti. Körlük'ün apayrı bir felsefesi vardır çünkü. Körlük gibi Görmek de bana hiç yabancı gelmeyen bir kitap. Bizzat içinde bulunduğumuz toplumun karanlık yüzünü gösteren, adeta bu yozlaşmış düzenin tüm kirli çamaşırlarını derin bir kavrayış ile ortaya seriyor. Özellikle kitabın sonu bana Türkiye'deki faili meçhul cinayetleri, 80'li, 90'lı ve 2000'li yılları, bugünün ise korku dispotyasını hatırlatırken bir yandan da bu sinmişliğin insanlığı ne hale getirdiğini, getireceğini gözümüze sokan bir kitap. Bunca hamasetin, kokuşmuşluğun, yozluğun orta yerinde temiz kalmaya çalışan insanların mücadelesi, bir şeylerin hala bitmediğini de anlatıyor.