·168 syf.····Okunma: 05 Aralık 2021 19:23 Kitap okulda bu ayın okuma kitabıydı. Macera romanı diye geçmesine rağmen bence sonları hariç hiç macera romanı gibi değildi. Kitap; akrabalarının uğursuz dediği Büyükhala ve buna inanmayıp gülüp geçen ailenin kızı Peren'i anlatıyor. Kız yaz tatilinde Büyükhala'nın davetiyle onun evine geliyor. Orada pekçok kişi tanıyor.
Zaman zaman gıcık biri olabilen Kuzey, kardeşi Ufaklık, öksüz Küçük Vahşi ve kitabın kötü karakteri Baykuş.
İlk geldiğinde Kuzey'le pek anlaşamasa da sonradan araları düzeliyor. Okurken Kuzey'e hem uyuz oldum hem de çok güldüm. Ama en sevdiğim Küçük Vahşi oldu. Tam cadı valla.
Öte yandan Büyükhala'nın öyküsünü saçma bulmadım desem yalan olur. Yani çiçekten daha ilginç bir şey beklerdim açıkçası. Akıp giden bir kitap ama bence öykü kısmı saçma. Fakat sonda Baykuş'a oh olsun dedim orası ayrı. Adam pişkin pişkin diyor ki "Yakında zengin bir katil olacağım. O zaman bağış yapar, iyi bir insan olurum." Yok artık! Allah'tan bataklığa düştü. Ve ne için? Bir çiçek için.
Bir diğer karakterimiz ise Sıska. O da aynı Baykuş gibi Albatus çiçeğinin peşindeydi.
Güya ortaklık yapıyorlardı. Albatus'u satıp parasını bölüşeceklerdi. Okurken "Ya sen kendin ara! Madem bu kadar değerli bu adam seninle paylaşır mı?" Mantık yahu! Ama n'aparsınız işte gözünü hırs bürümüş. Bence zaten Baykuş'un paylaşma niyeti yoktu. Eğer çiçeği ele geçirseydi Sıska'ya zerre kadar vermezdi kanımca.
Dediğim gibi macera romanı pek sayılmaz bence. Olsun, yine de keşke okumasaydım demiyorum. Okunabilir.
SON...