8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 859. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 16:48
Yılın son ayı ve yılın aynı zamanda da son sayısından hepimize merhaba. Kasım sonlarından beri karşıma çıkan Mikroçip haberlerine dergi de katılmış. Yani neden bir şeylerde sürekli tedarik sorunu var. Daha doğrusu hep insanlar bir şeylerin yokluğundan şikayet ederken neden olmadığı konusunu sorgulamamak beni çıldırtıyor. En son daha anlatılabilir bir örnek verirsek, ekmeğe zam geldi. Niye? Hamur malzemeleri çok pahalı. NEDEN PAHALI. Bu soru tabi sorulmalı anlıyorum ama demek istediğim şu: Bu malzemeler neden üretilmiyor? Üreten insan neden üretemiyor, hammaddesi neden çok pahalı, üreticiye neden kazancı yetmiyor. Ben sorguluyorum ama tedavisini ben yapmayacağım. Doktor değilim sonuçta değil mi? Çok detaya da inemiyoruz şimdi. :))))) Dergide ilk habere aşırı gözüm takıldı. Evlerin kitapla dolmasıyla ilgiliydi ve sanırım bu konuda büyük bir birleşim yapmamız lazım. Kitap bir lüks değildir. Kitap yalnızca parası olanların okuyabileceği bir şey de değildir. Bir kitaba 50 lira paha biçmek ayıptır, yazıktır ve hatta benim inancımda günah bile diyebiliriz. Kusura bakmayın bilmeyenler için söyleyeyim. Dönüşümde kitapların kilosu 2-3 ₺ arasında alınıp satılır. Böyle bir durumda öyle masraflar şunlar bunlar diyerek bir kitaba 50-60 fiyat biçmek büyük ayıptır. Hele ki daha çalışma hayatına bile başlamamış küçücük çocuklara eğlenmesi gereken yaşlarda ben nasıl ders çalışacağım şu bu kitabı alıp diye derin derin düşündürmek, hoş değil. Ha, bunlar beni etkilemiyor ve hatta ilgilendirmiyor bile ama ben BANANE DİYEMEM! Bu pahalılık benim hiç hoşuma gitmiyor. Varsa hoşuna giden, gitsin tedavi olsun. Yine COVID ve buna bağlı olarak atılan çözüm adımları işlenen konular arasında başı çekmeye devam ediyor. Aynı zamanda çizgi dizide bu sayıda PİRİ REİS kendine yer bulduğu için de çok mutluyum. Geçenlerde bahsediyordum bilmem hatırlayan var mı ama 25 yeni iş kolundan bahsetmiştim. Uzmanlık bunlara yoğunlaşmalı, çocuklar derslikte saatlerce uhu kokusuna maruz kalmak yerine daha teknolojik eğitimler almalı diye. Madem teknoloji tasarım dersi olacak, öğretmenler de kendilerine verilen programa uyacak, bunu daha bir geliştirip yazılımsal olana doğru yönlendirebiliriz. Çünkü bizim ne eğitenlerimiz ne de eğitilenlerimiz aptal değil. Hele ki böyle önemli konularda verilecek doğru eğitimler bizlere çok büyük sınıf atlatır. Tabi umursanırsa! Mesela bu mikroçipler gene. Bunu üreten ülke o kadar az ki, çünkü hem pahalı hem de nasıl yapılacağını bilen yok. Tabii ben başka ülkelere başka şeyler yapmak yerine (asla size işinizi öğretmiyorum) kendi ülkenizde daha az paralara bile böyle bir fabrika açarak muhteşem bir kazanç ortamı oluşturabileceğimizi söyleyebilirim ama. En son Elon Musk gibi umudu kesip kendim yapacağım gibi duruyor. :)))))) Bu dergi aynı zamanda bu yılın son dergisi olması nedeniyle biraz daha esprili bir dil kullanmayı tercih ediyorum. Umarım yanlış anlaşılmayız. Jeoçeşitlilik ve bunun önemi ile beraber sonlara doğru işlenen ve merak edildiği düşünülen birkaç konu vardı. Mesela bağırsaklar, çalışma şekli ve mikrobiyotası bunlardan bazıları. Bilim tarihinden notlar sonrası ise sevdiğim ve gözüme değişik gelen hayvanların arasından Su Aygırı işlenmiş bu sayıda. Yani şöyle söyleyeyim, gözüme çok korkunç gelen ve asla sevimli bulmadığım hayvanlar arasındadır. Korkutucudur diyebilirim. Siz otçul olduklarına inanmayın yılda en az 500 insan da bu hayvanlar yüzünden hayatını kaybeder. Vursa öldürür, yanlışlıkla çarpsa sakat bırakır. Öyle bir hayvan. Eeee nasıl da korkuyorum ama. :))))))) Evet, bu şekilde yılın son sayısını da geride bıraktık. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Bilim ve Teknik - Sayı 649 (Aralık 2021)Bilim ve Teknik Dergisi · Tubitak Yayınları · 202165 okunma
··
499 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.