·224 syf.····Okunma: 08 Aralık 2021 20:37 Aslında büyük bir hevesle aldığım bir kitaptı Şeytanın günlüğü, ancak malesef beklentimi büyük oranda karşılayamadı.
Amerikalı milyarderi öldürerek onun kalıbına giren şeytanın Roma yolculuğunda yaşadıkları anlatılıyor.
İlk sayfalar temposu çok yüksek bir şekilde başlıyor. Şeytan sizinle sohbet ediyor. Mizah yapıyor. Tersliyor hatta. Eğleniyorsunuz. Tıpkı Netflix dizisindeki Lucifer karakteri ama sayfalar ilerledikçe; konu uzadıkça uzuyor, bambaşka yerlere gidiyor, dil ağırlaşıyor, tempo düşüyor ve okuyucu yormaya başlıyor.
Hep o ilk sayfalarda ki yüksek tempoyu arıyorsunuz.
Yazarın vermek istediği mesaj insanın şeytana pabucunu ters giydirmesi. Dünyada şeytanın bile ne kadar saf ve temiz kaldığı ki şayet şeytan diye bir şey olmasaydı da insan bu kadar kötülük yapan bir canlı olacaktı. Aslında şeytanın insan üzerinde etkisi yok.
Fakat kitabın son cümleleri oldukça vurucu.
"Böyle etkileyici, korkusuz, herşeyi yapmaya hazır iblisleri senin cehenneminde bulabilir misin?"