İnsancık
Puan vermedi·175 syf.··
2021 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 22:41
Dostoyevskinin ilk romanı piyasaya ilk çıkışı 24 yaşındaki genç bir yazara (o döneme göre) gayet güzel ve yeni şeyleri barındırdığına işaret eden bu romanı kesinlikle okuduğuma değdi. kitap içeriğine gelirsek Devuşkin, majesteleri boyunduruğunda evrakları belgeleri temize çeken sıradan yaşlı bir memur ve mektuplaştığı varvara başına gelen pek çok talihsiz olaydan dolayı eğitimi bırakmış ailesi olmayan genç bir kız bu iki karakterin ortak noktası ne peki neyi paylaşıyorlar? Fakirliği kitapta bu iki karakterin mektuplaşmaları verilmiş yani kitaptaki olayların aslında nasıl olduğunu yada nasıl olabileceğini düşünürken aldığım zevk yazarın doğru bir tekniğe girdiğine işaret etti bana göre. Çünkü normalde bir olay olduğunda olayı bir kişiden dinlediğinizde ve aynı olayı farklı bir kişiden dinlediğinizde ele aldığım iki kişinin anlattıklarının birbiri ile o kadar örtüşmediği gerçeği sırıtacaktır. Mektuplaşma ile iki karakterin yaşadıklarını kendi bakış açısı ile anlatmasını ki bu karakterlerin dostoyevskinin yarattığı gerçeğini de düşünürsek birazcık muamma hisler yaşadım olayları düşünürken. Kitapta beyaz geceler, Petersburg'ta haziran ile temmuz ayları arasında güneşin gece 2 de doğup ayla beraber oluşturduğu görsel şölen, kullanılması kafasındaki beyaz geceler fikri olduğunu belirten bir detaydı. Devuşkin'in varvara ile ilişkisine gelirsek değişik bir paydada buluşan bu iki insan ne kadar birbiri ile uyuşamasa bile birbirine herangi bir duygu ile nitelendiremeyeceğimiz bir şekilde bağlılar ve bu bağlarını fakirliğe bağladım ama buda biraz meçhul kalıyor tartışılabilir. Devuşkinin eğitimsizliği, özentiliği ama yine de iyi yürekliliği temsil etmesi(kendi mektuplarından yola çıkıyorum) ve varvaranın edebiyat ilgisi ve aradaki o çatışma keyif verici idi ama çarpıcı tarafı bu değildi kitabın. Kitabın çarpıcı tarafı neydi, Devuşkinin kendisini inandığı güvercine her geçen gün daha çok adaması bu sebepten dolayı fakirleşmesi ve bu fakirleşmenin onu yeraltına götürmesi dönüşmekte olduğu o insan sefillik hissiyatı alçaklık duygusu ve benzeri bir sürü duygu karmaşasının ortasında değersizleşmesi ve bunun para yüzünden olması bu yaklaşık 40 sayfalık bir bölüm tutuyor kitapta sonra majesteleri ile yaşadığı münakaşalar sayesinde yine başladığı yere dönüyor ama bu aradaki bahsettiğim süreç yeraltından notları okurken yaşadığım duygulara yakınsak duygular yaşattı buda bana bu romanı yazarken bile ileride yeraltından notları yazabilme ihtiyacında olduğu ipucuları verdi ve bu ipucuları fark etmek gerçekten bir zevkti. Peki bu kitap diğerlerine göre nasıl eksikti diğer kitapları yazarkenki tecrübesi olmadığı için o karakteristik dostoyevski romanı zevki 2-3 adım daha azdı bu romanda daha çok bir içindekiler niteliği taşıyor gibiydi dostoyevski dünyasına. Kitabın başlığının insancıklar olarak geçmesi gayet doğru bir seçim bahsettiği fakir insanları insancıklar diyerek nitelemek biraz etkileyici. Okunması gereken bir kitap eğer bir Dostoyevski okuruysanız.Teşekkürler.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
·
1 +1'leme
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.