#okuduklarımdan
Bugün bir tiyatro eseriyle geldim. Klasikleri çok seviyorum ama tiyatro eseri okumaktan biraz kaçmıştım hep. Sıkılırsam, karakterleri karıştırırsam diye. Bu eserle fikrim tamamen değişti. Bu kısacık kitapta kendimi tiyatro koltuğunda oturmuş 5 perdelik oyunu izliyormuş gibi hissettim.
Yazarın ve çevirmenin bunda payı büyük tabiki.
Belirttiğim gibi 5 perdeden oluşan bir tiyatro eseri. Zengin mi zengin cimri bir baba, oğlu, kızı ve evdeki hizmetlilerden oluşan bir kadro.
Cimri, ama cimrilik ötesinde bir adam. Öyleki ahırdaki arabaya koşulan atların bile karnı sırtına yapışmış vaziyette.
Babanın, oğlunun aşık olup evlenmeyi düşündüğü genç kızla, kendisinin evlenmek istediğini açıklamasıyla işler bir karışıyor ki sormayın.
Olayların gidişatı, beklenmedik ters köşeler, kısacık diyaloglarla olayların özünün anlatılması ve yüzünüzde hep bir gülümseme olarak okuyacağınız bir eser.
Benim gibi tiyatro eseri okuyamam diye önyargılarınız varsa kırın ve okuyun, tavsiye ederim.