Puan vermedi·95 syf.····Okunma: 06 Aralık 2021 01:09 Bu kitabı neresinden tutsam bilemedim. Hani anlatacak çok şeyim varmış ama dilini bilmediğim bir ülkede bana tamamen yabancı insanlara kendimi anlatmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Düşüncelerim nasıl kelimelere döküleceklerini bilmiyorlar adeta.
Dağılmış bir yumak ip gibi kitaba dair düşüncelerim. Karmaşık... Çözümsüz değil ama ipin ucu nerede bilene aşk olsun.
Sadık Hidayet hayatını kendi isteğiyle sonlandırmış, bu hayata tutunamamış, toplumda kendine yer bulamamış veya bulduğu yeri kabullenememiş bir birey. Bu kitabında (ki yazara ait okuduğum tek kitaptır) ana karaktere kendinden birşeyler kattığını düşünebilirsiniz. Karakterin yaşadığı iç bunalım, toplumdan uzaklaşma, yalnızlaşma, gördüğü sanrılar, zaman-mekan algısındaki kayıp, kendini hakir görme (ve aynı anda kendini yüceltip diğer tüm insanları hakir görme!!) ve ölme arzusu belki de yazarın iç dünyasına ışık tutar niteliktedir.
Dedim ya aslında çok şey var diyecek, ama eser yalnızca bir temel niteliğinde düşüncelerim için. Çok şey var diyecek ama daha ziyade yazara, hayat hikayesine ve okuduğum şu tek ve kısacık eserine bakarak dahi görebildiğim çöküş, çürüme, adım adım o malum sona ulaşımına dair..
Ve yine dediğim gibi karmakarışık düşüncelerim ve dahası duygularım karmakarışık. Tam manasıyla kendimi ifade edememenin, velev ki edebildim bu ifade için öyle birkaç satırın yeterli olmamasının verdiği huzursuzlukla sözlerimi noktalıyorum.