·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Aralık 2021 22:40 Beni aşırı heyecanlandıran bir kitabın yorumuyla geldim. Gece ve Ateş, Küller ve Kor serisinin ikinci kitabı. Biliyorsunuz ki ilk kitabı çok sevmiştim ama ikinci kitabı daha çok sevdim! Zaten ilk kitap çok heyecanlı bir şekilde bitmişti ve ikinci kitap da tam bittiği yerden, aynı heyecanla devam etti. Fazla spoiler vermeden şunu söyleyebilirim ki Laia ile Elias, bir yolculuğa çıkmak zorunda kalıyor ve biz de bu yolculukta neler yaşadıklarını okuyoruz. Ama neler yaşıyorlar neler! Çoğu yeri nefesimi tutarak okudum. Kitapta sinir olduğum şeyler de oldu. Mesela kadın karakter ve erkek karakter hep yan yana olsunlar, olayları birlikte yaşasınlar istiyorum ben. Yolları ayrılınca da okurken pek keyif almıyorum. Sonra bir de aşk üçgeni meselesi var. Helene var! En sevmediğim kadın karakterlerden biri Helene’dir. O kadar duygusuz bir karakter ki. Kızın ne dostluğunu seviyorum, ne aşkını. Neyse, sakinim. Bu kitapta Keenan’ı da sevmedim. O yüzden kitaba 5 yıldız veremem demiştim. Ama kitap beni öyle bir şaşırttı ki! Ağzım açık kaldı, 10 dk boyunca “ne oluyor ya” diyerek kitabı sorguladım. Gerçekten hiç beklemediğim bir şey oldu ve inanın 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Sırf bu yüzden kitaba 5 yıldız vermiş olabilirim. Onun dışında Laia’nın bir yeteneği ortaya çıktı. Bu yetenek beni o kadar şaşırttı ve mutlu etti ki bayıldımmm. Elias ile ilgili de bir şeyler oldu, hiç beklemediğim şeyler. Ve en güzeli de bence aşk üçgeni meselesi çözüldü. Yani umarım doğru anlamışımdır ve çözülmüştür. Bunların dışında kitapta fantastik olaylar da oluyor. Daha tam olarak öğrenemesek de doğaüstü yaratıklar var ve bu durum çok ilgimi çekiyor. Çok gizemli!
•
Uzun lafın kısası, kitabı çook sevdim! Üçüncü kitabı da bir an önce okumak istiyorum. İlk fırsatta okuyacağım. Bence bu seriye bir şans vermelisiniz. Umarım dördüncü ve son kitap da bir an önce çevrilir. Bu serinin hakettiği değeri görmesini çok istiyorum! Kendinize cici bakıııın!