Nerden nasıl başlayacağımı bilmiyorum şuan, o kadar sinirliyim ki. Bu 2. Kitaba yüksek puan verenler başka kitap mı okudu acaba? Aynı kitabı okumuş olayamayız. ( spoiler dolu)
Birinci kitabı aşırı beğerek okudum ve ardından 2. Ve 3. Kitabı aldım. Ne oldu? ÇOK BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI.... Yazar hanım hiç mi yazarken okumuyorsun ben ne yazdım diye. Tek bir karakterin düzgün değil, hepsini OMURGASIZ yazamazsın yani bu okuyuculara saygısızlıktır.
Gelelim kitabın kötülüğüne; Başrol kızımı Laila tam fiyasko bir karakter oldu, ilk kitapta anladım onu neden öyle oldugunu, önüne gelene güvendiğini sonradan düzeldi hatta beni etkılemıştı ama 2. Kitapda tam bir gereksiz bir mal ( kusura bakmayın). Karakter gelişiminde ilerleme eksikliği çok barizdi. Elais gelirsek olursak başrol erkek karaktermiz. Oda suçlu psikoloji ile gereksiz kahramanlık yapan bir karakter. Onu bir tık daha sevebilirdim ama onunda ne yaptığını bir türlü anlamadım. Kitapda her ikisinin agzından okurken üçünçü bir kişilik daha katıldı, helene. Onun olduğu kısımları daha cok sevdim, nekadar korkç şeyler yapsada ne istediğini bilen gibi geldi bana dedim , keşke başrol kız olsun diye. Helene'in Elias'a olan bağlılığının ve İmparatorluğa olan bağlılığının ne kadar güçlü olduğunu gördükten sonra, Helene'in onun için başka herhangi bir yol çizdi, aşık olduğu en yakın arkadaşına sırt cevirse bile.( ama çok saydırdım okurken)...
Birde nedensiz Lailanın bir anda ortaya çıkan güçü. Yazarın Laia'nın neden özel bir kar tanesine dönüştüğüne dair en ufak bir ipucuna sahip olmadığım için, onu şimdiye kadar okuduğum en rastgele şey olarak yazdıgını düşünüyorum hıc bir etkısı yoktu.
Veee veee en nefret ettiğim yere geldik. AŞK ÜÇGENİ olan tüm kitapları okumaktan kaçarım genellikle ama en kötüne denk geleceğimi hiç tahmin