Küller ve Kor (An Ember in the Ashes Serisi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
936
Gösterim
Adı:
Küller ve Kor
Alt başlık:
An Ember in the Ashes Serisi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051730653
Kitabın türü:
Orijinal adı:
An Ember in the Ashes
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayıncılık
İmparatorluk’ta itaatsizlik ölümle cezalandırılır. Kanını ve canını İmparator’a adamayanlar sevdiklerinin öldürülmesi ve kendileri için

değerli olan her şeyin yok edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Antik Roma’dan ilham alan bu acımasız dünyada, Laia dedesi, ninesi ve ağabeyiyle birlikte İmparatorluk’un fakir arka sokaklarında yaşam mücadelesi vermektedir. Askerlere asla karşı gelmezler, çünkü karşı gelenlerin başına neler geldiğini daha önce görmüşlerdir. Ama Laia’nın ağabeyi ülkesine ihanetten tutuklanınca, Laia bir kararl vermek zorunda kalır. Kardeşini kurtarma sözü veren isyankârlar için İmparatorluk’un en büyük askeri okulunda casusluk yaparak hayatını tehlikeye atacaktır. Orada Laia okulun en yetenekli -ve belli etmese de en isteksiz- askeri Elias’la tanışır. Elias’ın tek istediği hizmet vermek için eğitildiği bu zorba yönetimden kaçmaktır. O ve Laia çok geçmeden kaderlerinin birbirine geçtiğini ve seçimlerinin bu toprakların geleceğini sonsuza kadar değiştireceğini fark ederler.
480 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Okuduğumuz birçok ünlü fantastik tarzı kitaptan daha popüler olmayı hak eden bir kitaptı bence. Sabaa Tahir'in akıcı dili sizi kitaba daha da bağlıyor ve çok hızlı okumanızı sağlıyor. Yazarın olayları anlatış tarzı sizi kitaba hayran bırakacak. Buraya Küller ve Kor'un arka kapağındaki yazıyı bırakıyorum, okursunuz. :)

Devrim Ateşini Yakan Kıvılcım Ya Siz Olsaydınız?

Laia bir köle.
Elias bir asker.
İkisi de özgür değil.

İmparatorluk’ta itaatsizlik ölümle cezalandırılır. Kanını ve canınıİmparator’a adamayanlar sevdiklerinin öldürülmesi ve kendileri için değerli olan her şeyin yok edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Antik Roma’dan ilham alan bu acımasız dünyada, Laia dedesi, ninesi ve ağabeyiyle birlikte İmparatorluk’un fakir arka sokaklarında yaşam mücadelesi vermektedir. Askerlere asla karşı gelmezler, çünkü karşı gelenlerin başına neler geldiğini daha önce görmüşlerdir.Ama Laia’nın ağabeyi ülkesine ihanetten tutuklanınca, Laia bir karar vermek zorunda kalır. Kardeşini kurtarma sözü veren isyankârlar için İmparatorluk’un en büyük askeri okulunda casusluk yaparak hayatını tehlikeye atacaktır.Orada Laia okulun en yetenekli -ve belli etmese de en isteksiz- askeri Elias’la tanışır. Elias’ın tek istediği hizmet vermek için eğitildiği bu zorba yönetimden kaçmaktır. O ve Laia çok geçmeden kaderlerinin birbirine geçtiğini ve seçimlerinin bu toprakların geleceğini sonsuza kadar değiştireceğini fark ederler.
480 syf.
·8/10
Bazı kitaplar var, böyle okurken kendimi bir yerlerden atasım geliyor -heyecandan, ilişkilerin samimiyetinden, yaşanan olayların aksiyonundan. Bu kitap öyle bir kitap değildi. Öyle bir kitap olmasını bekliyordum, beklentim çok yüksekti ve karşılamadı. İlk kitap olduğu için ve temel olduğunu düşündüğüm için çok derinden inceleme yapmayacağım. Bu kitapta karakterlerin bir araya gelmesi, aralarındaki bağın açıklanması, olayların nasıl geliştiği, neler olduğu anlatılıyordu diyorum ve geçiyorum.

Sinirimi bozan şey Elias ve Laia'ydı. İkisini sevemedim ve sevemeyeceğim gibi geliyor. Elias'ın ağzından okuyacağıma Helene ve Laia'nın ağzından okusaydım daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Elias'ı merak eder ve severdim en azından. Sevdiğim tek kişi, Helene Aquilla oldu.

Elias ve Laia'nın arasındaki ilişki olmasaydı da olurdu, oluyor madem biraz samimi olsaydı. Ben o samimiyeti hissedemedim. Hissetmedim. Öpüşüyorlarmış, hiç anlamadım. Öpüşmesenizde olurdu yani, reyting için araya sıkıştırılan öpüşme gibi bir şeydi. Gereksiz...

Kitabın nasıl başladığından, nasıl ilerlediğinden kısaca bahsedeyim:

Laia; büyükannesi, büyükbabası ve abisi Darin'le birlikte yaşıyor. Darin'in bir çizim defteri var. Bir gece Maskeliler baskına geliyor. (ayrıntıları atlıyorum.) Darin tutuklanıyor, Laia kaçıyor. Maskeli kaçmasına izin veriyor ve ben orayı hala anlayabilmiş değilim. Umarım ikinci kitapta Laia'nın kaçmasına neden izin verdiğinin bir açıklamasını okuyabilirim.

Firar eden Laia, Darin'i kurtarmak için Direniş'i arıyor. Direniş'ten yardım istemek için. En sonunda buluyor ve Direniş onu Blackcliff'e yolluyor. Bir görev veriyor. Kumandan'ın kölesi olarak oraya gitmek zorunda ve Kumandan'ın köleleri bir kaç haftayı zor çıkartıyor. Kumandan acımasız. Kumandan vahşi...

Laia yine de kabul ediyor, Darin'i kurtarmak zorunda ve tek yol bu. Blackcliff binlerce öğrencinin yetiştirildiği askeri okul. Elias ve Helene'de orada.

Kumandan'ın işlerini yapan Laia, bir yandan da Direniş için bilgi toplamaya çalışıyor. O sırada bir kere Kumandan'a yakalanıyor. Direniş'in abisini kurtaracağından emin bir şekilde acılara göğüs geriyor.

İmparator Taius, Serra'nın imparatoru. Kahin'ler onun tahttan düşeceğini ve yeni bir İmparatora ihtiyaçları olduğunu söylüyorlar. Öngörülerinde var bu. Ve bu sayede bir sınav başlatılıyor. Sadece dört kişinin savaşacağı bir sınav. Elias, Helene, Marcus ve Zak.

Heyecan sıfırdı. Ne olacak acaba?' merakı sıfırdı. Ve diğer kitapta istediğimi alacağıma olan inancım %10000000'du.

Heyecanlanmadım ama sevdim çünkü zekiceydi. Kurgu gerçekten iyiydi. Sevmememin tek nedeni Elias ve Laia arasındaki ilişkiydi.
480 syf.
·7/10
Bizim ülkemizde çok popüler olamasa da yabancı sitelerde ve yazarlarda sıklıkla denk geldiğim bir kitaptı Küller ve Kor. Hakkında olumlu yorumlar okuduğum için büyük bir beklentiyle başladım, biraz hayal kırıklığı olmadı desem yalan olur. Öncelikle şunu söyleyebilirim, kitap benim için sürükleyiciydi. Aylardır kitap okumakta zorlandığım için ilaç gibi geldi. Bir gecede bitirdim. En büyük korkumdu sanırım artık kitap okumaktan keyif almıyorum diye düşündürüyordu. Sorunun bende değil okumaya çalıştığım kitaplarda olduğunu anladım. Konusu ve olay örgüsü düşünüldüğünde aslında bu durum şaşırtıcı çünkü kitabın pek de aksiyonlu olduğu söylenemez. Ya da esas karakterin fazla dişli olduğu. Daha çok kaderine boyun eğmemek için savaşan; yıkılmadım ama pek de ayakta sayılmam diyen kızımız fazlaca acıya ve aşağılanmaya maruz kalıyor ve asıl potansiyelini kitabın sonunda gösteriyor. Bana konusunun ufak bir parçası Toz Diyarları serisini anımsattı. Umarım devamı ona benzemez.
"Çok fazla korku insanı felç eder. Çok az korku ise insanı küstah yapar."
Sabaa Tahir
Sayfa 451 - Epsilon Yayınları
Beni öldüren sen değilsin. Ölmeyi ben seçtim.
Çünkü senin gibi olmaktansa ölmeyi tercih ederim.
"Sınavların zor olması gerekiyor Elias. Bu yüzden onlara sınav diyoruz."
Sabaa Tahir
Sayfa 303 - Epsilon Yayınları
Bir zamanlar bunu istiyordum. Birinin her şeyi düzeltmek için bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istiyordum. Bir zamanlar, kurtarılmayı istiyordum. Ama bu bana ne getirmişti? İhanet. Başarısızlık.
Sabaa Tahir
Sayfa 441 - Epsilon Yayınları
Buz gibi olmak sıcak olmaktan daha iyi. Güçlü olmak zayıf olmaktan daha iyi.
Sabaa Tahir
Sayfa 228 - Epsilon Yayınları
Güzellik erkeklerin arasında yaşayanlar için bir lanettir.
Sabaa Tahir
Sayfa 302 - Epsilon Yayınları
Marcus'a baktım. Ona hile yapmamasını söylemek nefes almamasını söylemek gibiydi.
Sabaa Tahir
Sayfa 148 - Epsilon Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küller ve Kor
Alt başlık:
An Ember in the Ashes Serisi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051730653
Kitabın türü:
Orijinal adı:
An Ember in the Ashes
Çeviri:
Kübra Tekneci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayıncılık
İmparatorluk’ta itaatsizlik ölümle cezalandırılır. Kanını ve canını İmparator’a adamayanlar sevdiklerinin öldürülmesi ve kendileri için

değerli olan her şeyin yok edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Antik Roma’dan ilham alan bu acımasız dünyada, Laia dedesi, ninesi ve ağabeyiyle birlikte İmparatorluk’un fakir arka sokaklarında yaşam mücadelesi vermektedir. Askerlere asla karşı gelmezler, çünkü karşı gelenlerin başına neler geldiğini daha önce görmüşlerdir. Ama Laia’nın ağabeyi ülkesine ihanetten tutuklanınca, Laia bir kararl vermek zorunda kalır. Kardeşini kurtarma sözü veren isyankârlar için İmparatorluk’un en büyük askeri okulunda casusluk yaparak hayatını tehlikeye atacaktır. Orada Laia okulun en yetenekli -ve belli etmese de en isteksiz- askeri Elias’la tanışır. Elias’ın tek istediği hizmet vermek için eğitildiği bu zorba yönetimden kaçmaktır. O ve Laia çok geçmeden kaderlerinin birbirine geçtiğini ve seçimlerinin bu toprakların geleceğini sonsuza kadar değiştireceğini fark ederler.

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Halil İbrahim Akboğa
  • Aristokrat
  • Sondan Üçüncü Jedi
  • Xelil
  • Zekiye
  • Hacer Uğur
  • Orçun Yarbay
  • Gamze Güneş
  • Ay han
  • Ayşe

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (8)
9
%11.1 (2)
8
%33.3 (6)
7
%11.1 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0