Dün instagramdan duyurusunu yapmıştım ve sözümü tutuyorum. Kendi yazdığım kitabı yorumlayacağımm. Başlamadan önce gerçekten kendim yazdığım için değil tamamen objektif bir şekilde yorumlicam. Hadi başlıyoruzz!
Kitap Mert adında kötü bir karakterin bir yanlış anlaşılma yüzünden Özge'den intikam alma isteğiyle başlıyor. Özge'nin annesinin (doktor) kendi annesinin ameliyatına girdiğini ve kurtaramadığını öğrenince annesinin ölümünü Özge ve ailesine bağlıyor. Kitap içerisinde de Mert'in intikam hırsını, Özge ve arkadaşlarıyla olan çatışmalarını okuyoruz. Kitabın kısaca konusu bu. Bu kitabı 13 yaşımda yazmıştım. O yaşta bu kitabı yazarken bile aslında zengin kız fakir erkek, şirket ceosu sakar kız gibi yaz dizilerine benzer klişe konular içermediği için kendimi takdir ediyorum. Bunun dışında kitap aslında sürükleyici ve akıcı ilerliyor. Gayet sade bir dil kullanmışım. Ancak sürekli kendimi tekrarlıyorum. 'sabah kalktım şu oldu bu oldu akşam yattım, yine sabah kalktım akşam yattım vs'. Yazarken fark etmemiştim bu okuyucuyu biraz sıkmış olabilir. Kitap da ufak bir mantık hatası var o da yayınevi editörünün dediklerimi dikkate almayıp basımdan önce düzeltmemesinden dolayı. Şimdi gelelim en çok aldığım eleştiriye. Kitap da neredeyse hiç betimleme yok. Mekanları, kişileri okurken gözünüzde canlandıramıyorsunuz. Bu eleştiriyi kabul ediyorum shsjjssj
Son olarak söyliceklerim kitabın konusu aslında güzelken yaşımın da verdiği şeyle basit ve kısa bir roman olmuş. Betimlemelerim az, kendimi tekrarlamam çok fazla. Ama yine de 13 yaşında yazılabilecek güzel bir kitap yazmışım :d
Şimdi 18 yaşındayım ne diyelim o zaman 2. Kitap da aynı hataları yapmamam ve daha güzellerini yazmam dileğiyleee. Aldığım linçler ve yerinde olan eleştiriler içinde ayrı teşekkür ederim