Lyon'da, Düğün Fransız devrimi sırasında yaşanan kargaşa ve zulüm günlerinde ölüme yaklaşan insanlara umut veren bir aşk hikayesini anlatıyor. Bunun yanında 2 farklı hikayeyi de içinde barındırıyor. Yazar bu öykülerde toplum dışına itilmiş karakterlerin üzerine yoğunlaşarak analiz ediyor. Üç hikayeyi de okuyunca aslında karakterlerimizin başına gelen şeyler onların kaderi değil insanlığın iflasının sonucu olduğunu anlıyoruz.