Herkese merhaba
CHARLOTTE BRONTE / JANE EYRE ile geldim. Klasikler denildiğinde mutlaka hepimizin aklına gelen kitapların başındadır.
Bu kadar içten, bu kadar insanı içine alan bir kitaba çok az rastlarız. İlk sayfayla beraber kitabın atmosferine kapılıyorsunuz. Jane kendisi anlatıyor bize kitabı. Onun içtenliği, gururu, sevgiye muhtaçlığı hepimizin içine işliyor.
Çocukluğunda yetim kalması ile başlıyor tüm çilesi. Yenge evinde bir sığıntı gibi yaşıyor yıllarca kuzenlerinden işkenceler görerek. Sonrasında yatılı okul faslı başlıyor. Açlık, sefalet ve sevgisizce geçen yıllar… En nihayetinde azmiyle çalışkanlığı ile öğretmen olarak çıkıyor o okuldan Jane.
Yatılı öğretmen olarak gittiği Thornfield Malikanesi Jane için yeni duyguların kapısını aralıyor. Orada kaldığı süre boyunca sevmeyi, sevilmeyi, nefreti, pişmanlığı hepsini yaşayarak öğreniyor. Karar vermesi gerektiğinde gururla ileriye bakıyor, geride bırakıyor tüm sevdiklerini…Ve sonunda kader tam her şey bitti denildiğinde tekrar umudu bırakıyor Jane’in kolları arasına…
Bu kadar uzun olup (benim okuduğum versiyonu 576 sayfa) bu kadar akıcı ilerlemesi, okurken yüzünüzde sürekli tebessüm oluşturması, bitirdiğinizde ah be demeniz… işte size harika bir kitap a dostlar, mutlaka ama mutlaka okuyun, okutturun