6/10
6/10
·320 syf.··
2021 90. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2021 00:00
Merhaba arkadaşlar, internetim kısıtlı olduğu için ancak şimdi girebiliyorum uzun zamandır bu kadar kısa sürede bitirdiğim ilk kitap diyebilirim. Bunun nedeni kitabın inanılmaz akıcı olduğunu olaylardan kopamadığımı söylemek isterdim ama ne yazık ki öyle değil. Aylık yaptığım okuma listeme baktığımda sadece henüz okumadığım 24 tane genç-yetişkin romantik kitabı olduğunu görünce bu ay sonuna kadar bu türe ağırlık vermeye karar verdim. Bu yüzden başladım kitaba. Kitap hakkında söyleyebileceğim, Kağıt Prenses kitabının yani ilk kitabın sonunda Reed’in kelimenin tam anlamıyla her şeyin içine etmesini okumuştuk. Paramparça Prens kitabımızın ilk sekiz bölümü Reed’i okuyoruz. Reed’in kendince, saçma sapan, aptallığın dakiskası olan bir “inkitam” arayışına girip daha sonra bu yediği haltın bir yerlerini tırmalamasını okuyoruz sekiz bölüm boyunca, Reed benim kesinlikle üstünü çizeceğim bir “alfa erkek” karakteri, büyük ihtimalle 17 - 18 yaşlarında okusaydım bu kitabı Reed beni etkileyebilirdi ama gerçekten kitap boyunca gözlerimi devirip alaycı homurtular çıkarmaktan başka bir şey yapmadım. Reed çok yüzeysel duyguları çok yüzeysel “bana bakın ben kötü sert çocuğum ama aslında canım çok yanıyor o yüzden böyle pislik gibi davranıyorum” tavrı beni gerçekten onu yüksek bir yerden aşağı itmek istememe neden oldu. Neyse, sekiz bölümden sonra Ella’yı görüyoruz ve Ella benim yine onunla ilgili duygularımı allak bullak ediyor. Kitap boyunca bir anda “Team Ella” oluyorum. Bir anda onu da Reed gibi aşağı atasım geliyor. Ella’nın tavrı ilk başta harikaydı, mükemmeldi. “Yürü be kızım” modundaydım. Ama dört bölüm sonra Ella’nın Reed’in kaslarından, ne kadar yakışıklı ve ne kadar seksi olduğundan, öpücüklerinden ve vücudundan bahsetmesiyle benim o “yürü be kızım” diye kaldırdığım yumruğum kimsesiz bir şekilde aşağı indi. :/ Yani tamam bu bir kitap ve iki baş karakter illa ki bir araya gelicek ama bu kadar mı yüzeysel bir şekilde bir araya getirilir. Klişe bir şekilde yaratılmış bir sahneydi bi araya geldikleri yer. Ve kesinlikle yüzeyseldir bende hiçbir şekilde sempati veya empati hissettirmiyorlar. Bu kitapta Easton ve Gideon’u daha fazla sevdim. Ve Easton’ın kitabını bekliyorum. Easton’ın kitaptaki Reed’e olan tavrı ve kardeşler arasındaki o çatışmalar iyi ki vardı. Gideon’la ilgili kısım içinde onu “Lekeli Taç” olan Gideon hikayesini anlatan kitapta daha ayrıntılı okumak istiyorum kesinlikle. Eğer öp - öldür - evlen oynarsam sıralamam şöyle olur: 1- Easton’ı öp - Reed’i öldür - Gideon’la evlen. 2- Gideon’u öp - Reed’i öldür - Easton’la evlen. Her türlü Reed’i öldürürüm :) Ve Aston Park’ta gerçekleşen o zorbalıklar gerçekten ölçüsüzlük kelimesine yeni bir anlam kazandırmışlardı. Sadece keşke diğer öğrencilerde silik bir kalabalık olarak değil de olaylara dahil olsalardı. Yani “ROYAL ERKEKLERİ MEKANIN SAHİBİ” gibi olmasaydı. Kimse adamlara karşı çıkamıyor kimse adam akıllı bir yumruk atamıyor kavga eden herkes sonunda “seni anneme söyliycem” modunda bir korkaklık var. Royal’ler resmen yazarlardan torpilliydi. Ne yazık ki ben bu seriyi alırken “Dedikoducu Kız” serisine benzettikleri için beklentim yüksek ve aşırı heyecanlıydım. Ama alakası olmadığını gördüğüm zaman gerçekten canım sıkıldı. Dedikoducu Kız’da olan o karmaşık duygular ve karmaşık ilişki yumaklarının altında bir gerçeklik vardı. Oradaki “hiyerarşi sistemi” belirgin ama dengeler her an değişebiliyordu. Birbirlerine üstün gelme çabası, kendini kanıtlama çabası, entrikasıyla gerçekten eğlenceli ve kapılacağınız türdendi. Ama Royal Serisi sadece cinselliğin hat safa da olduğu kimin eli kimin neresinde belli olmayan bir seri bence. Umarım siz beğenirsiniz ama bol bol cinsel içerik ve argo bulunduğu için kesinlikle +18 yaş üzeri alıp okuması daha iyi olur.
1000Kitap
Paramparça PrensErin Watt · Yabancı Yayınları · 2021918 okunma
·
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.