onu aklımdan çıkaramıyordum. acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılarla boğan, insanı sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Sayfa 169 - can yayınları·Kitabı okudu
·1 alıntı·
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.