Hep kötü olmaya özendim ben. O kadar çok kötülük gördüm ki, sonunda, “Ben de onlar gibi olayım, bitsin bu acı” dedim. Dışım olsa da içimi bir türlü kötü yapamadım. İnsanları kırdıkça, üzdükçe, perişan ettikçe kendime daha çok kızdım. Kendime kızmak hiçbir şeyi düzeltmedi. Sonunda kötü olup çıkarım sandım işin içinden. Biliyor musunuz, bana şimdiye kadar yakınlarımdan hiçbiri, “Sen iyisin” demedi. Doksan dokuz kere yanlış yapsam bile bir kere de mi doğru yapmadım? Hep istedim ki, biri de çıksın, “Sen iyisin” desin. Ben kendime bunu diyemiyorum, bari biriniz çıksın da “İyisin” desin bana. Omuz veren biri olsa, belki de o gerçek değişecek. O zaman ben de değişeceğim, dünyam da değişecek.