+ Çocukluğundan başlayarak anlat bana kendini.
- Çocukluğumla neden bu kadar ilgileniyorsunuz? Diğer doktorlar da hep bunu soruyor. Ben artık büyüdüm. Çocuk değilim. Şimdiki halimi düzeltin. Onun için geldim buraya. Çocukluğumu sorgulayıp durmayın. Siz doktorlar başka bir şey bilmez misiniz? Geçmişim sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Ben de herkes gibi bir çocukluk geçirseydim böyle olur muydum hiç? Beni daha ilk gördüğünüz an anladınız bunu. Sadece siz değil, diğerleri de anladı. Anlattıklarıma “vah vah” mı diyeceksiniz? Bana acıyacak mısınız? Size anlatınca geçmiş değişecek mi? Geçmiş işte. Geçmiş ve bitmiş. Bugüne bakın. Şu halime bakın! Gücünüz yetiyorsa bugünü değiştirin. Geçmişi değiştiremezsiniz. Ama bir gün bunun intikamını alacağım! Sizden de, diğer doktorlardan da. Bütün insanlardan alacağım intikamımı! Bana böyle yapmak ne demekmiş, göreceksiniz hepiniz! Hem de bu gücü siz vereceksiniz bana.
Hep kötü olmaya özendim ben. O kadar çok kötülük gördüm ki, sonunda, “Ben de onlar gibi olayım, bitsin bu acı” dedim. Dışım olsa da içimi bir türlü kötü yapamadım. İnsanları kırdıkça, üzdükçe, perişan ettikçe kendime daha çok kızdım. Kendime kızmak hiçbir şeyi düzeltmedi. Sonunda kötü olup çıkarım sandım işin içinden. Biliyor musunuz, bana şimdiye kadar yakınlarımdan hiçbiri, “Sen iyisin” demedi. Doksan dokuz kere yanlış yapsam bile bir kere de mi doğru yapmadım? Hep istedim ki, biri de çıksın, “Sen iyisin” desin. Ben kendime bunu diyemiyorum, bari biriniz çıksın da “İyisin” desin bana. Omuz veren biri olsa, belki de o gerçek değişecek. O zaman ben de değişeceğim, dünyam da değişecek.
+ Çocukluğunuzda ve gençliğinizde çok korkmuşsunuz siz.
- Korktum.
+ Buraya ilk geldiğiniz gün beni korkutarak kendi korkularınızdan kurtulmaya çalışıyordunuz. Kırılmaktan, incinmekten, reddedilmekten, adam yerine konulmamaktan, sayılmamaktan, sevilmemekten korkuyorsunuz. Yanlış yapmaktan, horlanmaktan, küçük düşmekten korkuyorsunuz.
Düşünüyorum da, insanı, yine başka insanlar üzüyor en çok… Taptığı, hayran olduğu, değer verdiği, muhtaç olduğu ve çok sevdiği insanlar… Düşmandan çok dostlar üzüyor. Anneler, babalar, çocuklar, kardeşler, sevgililer üzüyor.
Hayat tarafından birbirimizden ayrılıyoruz, ben onu mutsuz ediyorum, o da beni. Ne onu, ne de beni değiştirmek mümkün değil. Bütün denemeler yapıldı, vida yerinden çıktı.