·184 syf.····Okunma: 21 Aralık 2021 20:57 Her ne kadar Yedinci gün serisi olarak geçse de bu bir üçleme ve üçüncü kitapla veda ediyorum. Hikayemiz iyi ve kötü kavramlarının üzerine yazılmış. Kitapta yaşadığı trajik olaydan sonra içindeki şeytana yenilmiş bir adamın bir köye gitmesiyle, köyü deyim yerindeyse karıştırıyor. Hepimizin içinde iyilik ve kötülük kavramları terazidedir. İnsanın 'kader' olgusunu bir kenara itip bu teraziyi, hayatın getiri ve götürülerine, yaşadıklarımıza dayanarak bir tarafın ağır basmasına -yani çoğu zaman iyilik tarafının - uğraştığımız terazi. Tabi ki kimileri de bile isteye kötülüğü seçiyor. Aslında bununda tartışılacak çok yönü var. İnsan kendi şeytanlarıyla yani içindeki iyilik kadar kötülüklerle de savaşmaya çalışıyor. Kitapta bunun tipik örneğini görüyoruz. Toplumun yada içinde bulunduğumuz topluluğun da etkisi var. Ben buna sürü psikolojisi diyorum. Her neyse kitapta anlatılmak istenen de bu iki olgunun savaşı. Detaya girmeyeceğim bence günümüzde de hala devam etmekte olan bir sorunun güzel bir örneği , her zaman duyduğumuz hatta bazen şahit olduğumuz şeylerin bir örneği. Kitapta aynı zamanda güzel hikayeler de geçiyor. Özellikle Cennet kapısı hikayesini gerçekten çok sevdim.
Hayatta yaptığımız herşey iyi veya kötü sonuçlar doğurur. Umarım herkes dengesini bulur ve içindeki şeytanla yüzleşip hayatta 'iyi' yaşamanın yolunu bulur. İyilikle ve elinizdekilerle yetinmeyi bilmenin bilinciyle kalın.