10/10
·408 syf.··
2021 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2021 18:39
Daha önce mitolojiyle alakalı bir kitap okumamıştım. Gerçi ilgi duyduğum da söylenemezdi. Taa ki Kirke'nin hikayesine kadar. 2021 yılı favorilerim arasında ilk sıralara yerleşti Kirke. Kitabın kapağında da söylendiği gibi, "Bu dikkat çekici hikaye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak." :) Kirke, Güneş Tanrısı Titan Helios ve nympha olan Perseis'in kızı. Diğer kardeşleri Pasiphae, Perses ve Aietes'e göre daha geri planda kalmış, dışlanmış ve insan sesine sahip tanrıça. Başlarda Kirke bile ne olduğunu tanımlayamıyor. Uzun yıllar boyunca babasının ayaklarının dibine serili halde kalmış, Tanrıların ziyafetlerinden, dedikodularından kendini uzak tutuyor. Bir gün yolu bir denizciyle kesişiyor. Glaukos. Bu ismi duyunca o kadar geriliyorum ki anlatamam. Basit bir denizciyken Kirke'ye olan davranışları, sevgisi Kirke onu büyüyle Tanrıya dönüştürünce tuzla buz oluyor. Kendine yeni bir eş almaya karar veriyor. Skylla. Bu durum Kirke'nin ömür boyu omuzlarında bir yük gibi taşıyacağı büyünün yapılmasına sebep oluyor ve olaylar tam da böyle başlıyor. Kirke ve kardeşleri Tanrılara çok yabancı olan büyücülük yeteneklerini açığa vurduklarında Helios yüz karası gördüğü Kirke'yi gözden çıkarıyor ve Kirke Zeus'un isteğiyle Aiaie ye sürgün ediliyor. Bu süreçte Kirke adeta kendini buluyor. Büyücülük yeteneklerini geliştiriyor ve en önemlisi de herkese güvenmemesi gerektiğini adasına gelen denizciler sayesinde öğreniyor. Koskoca bir tanrıça bile olsan bağımsız ve yalnız yaşayan bir kadın olmanın zorlukları maalesef ki gözler önüne seriliyor. "Korkmak asla aklına gelmezdi. Niye gelsin? Kapının yanında asılı bir erkek pelerini, avcı yayı, çoban kepeneği olmadığını kendisi de görmüştü zaten. Erkek kardeşlere, babalara ya da oğullara, sonradan intikam için peşlerine düşecek birine dair hiçbir emare yoktu. Birinin gözünde bir kıymetim olsaydı, yalnız yaşamama izin verilmezdi zaten." Ama Kirke kötü niyetle yaklaşan denizcileri domuza çevirerek gazabını onlara gösteriyor ve kadınların her zaman çıtkırıldım, nazik canlılar olmadığını gerektiğinde kendini aslanlar gibi koruyabileceğini gösteriyor. Bana kalırsa Kirke'nin en önemli karakter özelliklerinden biri de buydu. Diğer Tanrı ve Tanrıçaların aksine sırf hoşuna gittiği için ilk taşı asla o atmıyor sadece ona taş atıldığında mecburen cevap veriyordu. Yine adasına gelen bir geminin mürettabatını domuza çevirdiği sırada Odysseus ile tanışıyor. Ondan bir çocuğu oluyor. Telegonos. Buradan itibaren hor görülen, güya güçsüz sayılan Kirke'nin Tanrılara açtığı savaşı, Athena'ya oğlunu korumak için karşı gelişini ve dik duruşunu okuyoruz. Gel gelelim bunu başarıyor da. Öyle bir seviyeye geliyor ki en sonunda Helios'u tehdit edip özgürlüğünü ele alıyor. En sevdiğim kısımlardan biri kesinlikle burasıydı. Daha değinmediğim onca şey var ki hepsini anlatmaya kalksam sayfalarca yazabilirim ama hala okumadıysanız sizin okumanızı da ayrıca çok isterim. Kirke'nin karakter gelişimi, güçlenişi okunmaya değer.
Mitoloji - Fantastik
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.