Reşat Nuri, romanda güçlü bir kadın portresi çizmiş ki bu kadın o dönemin savaş, yokluk ve sefalet içinde erkek egemen bir dünya da kendi ayakları üzerinde durmuş bir kadın. O dönemin toplum normlarına karşı çıkarak aldatılmayı kadınların kaderi olarak görmemiş, bunu sineye çekmemiş. Anadolu'nun bitap kasaba ve köylerinde bir başına yaşam mücadelesi verirken çevresindekilere de ışık olmuş.