·643 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Aralık 2021 11:57 her şey uğur mumcu'ya ulaştırılan bir dosya ile başladı. albay coşkun kıvrak "dosyayı mumcu'ya ben göndermedim" diyor ama mke yönetimi yalanlamadı
ankara 1993 / uğur mumcu'yu askerler öldürdü...
ankara'dan talabani ve pkk'ya gönderilen silahları
öğrenmişti. üstelik bunu yazması an eselesiydi...
24 ocak 1993. 27 yıl önce bugün. gazeteci yazar uğur mumcu, otomobiline, sürücü koltuğunun altına konulan bir bomba ile öldürüldü... dgm savcısı ülkü coşkun "bu işi devlet yapmıştır. olayı aydınlatmam için yazılı emir verilirse olay çözülür" dedi. devlet yazılı emir vermedi ve suikast çözülemedi. şimdi gelin bu olayı inceleyelim:
tarih: ocak 1991
yer: makine kimya endüstrisi
mke yetkililerinden, 100 bin adet silahın üzerinden seri numaralarının ''çok gizli'' yürütülecek bir işlemle silinmesi isteniyordu. alışılagelmiş bir emir olmadığından yetkililer ''emir tekrarı'' istediler. gelen ikinci emrin ardından faaliyete geçen yetkililer, fabrikada çalışanların içinden güvenilir 9 kişi seçip “biz bu silahları bir kuzey ülkesi için fason ürettik. ama damgalanmaması ve numaralanmaması gerektiğini unuttuk” diye yönlendirip 4 gece süren bir çalışma sonucunda silahları hazırlattılar. (seri numaralarını sildirdiler) birkaç gün sonra mke''ne 11 kamyon eşliğinde gelen üst rütbeli bir subay, ''ben, jitem komutanıyım. silahları ve size gelen yazılı emri almaya geldim'' dedi. mke yetkilisi, silahların hazır olduğunu ancak yazılı emrin geri verilmesinin mümkün olmadığını söyleyince, kendisini jitem komutanı olarak tanıtan subay, elindeki dosyadan bir başka yazılı emir çıkarıp gösterdi. ve daha önce verilen yazılı emri geri alarak silahları 11 kamyona yükletip mke''den ayrıldı.
tarih: 15 ocak 1991
yer: ırak sınırı
700 kadar pkk militanı, jandarma albay coşkun (durmuş) kıvrak komutasındaki kuvvetlerce sarılmışlar, kaçacak küçük bir delik dahi bırakılmamıştı. … ''ankara bağlantılı'' bir ''telsiz emri'' geri çekilmelerini deklare etti. beyninden vurulmuşa dönen jandarma komutanı durmuş coşkun kıvrak, hayatında belki de ilk kez bir emre itiraz ediyordu. ancak telsiz emri ''geri çekilin'' diyordu ve öyle de yapıldı.
tarih: 16 ocak 1991
yer ırak sınırı
16 ocak gününün gecesi ırak sınırında bir hareketlilik göze çarptı. askeri araçların motor gürültüleri türkçe ve kürtçe konuşmalar birbirine karışıyordu. yaklaşık 3 saat süren bir çalışmanın ardından sınırda gürültüler kesildi. güneş doğduğunda yalnızca tekerlek izleri ve sigara izmaritleri göze çarpıyordu…
tarih: 16 ocak 1991
yer: ırak sınırı
adana, urfa ve gaziantep illeri sorumlusu jandarma albay coşkun kıvrak’a gece gelen gizli bir emir, bir gün önce ''geri çekilin'' emrinin nedenlerini kavramasına yol açtı. sınırdan kamyonlarla gizli silah sevkiyatı yapılıyordu. sevkiyatın sağlıklı biçimde gerçekleşmesini sağlayan ''yazılı emirlerin'' olduğu dosyayı incelediğinde şaşkına dönmüştü. söz konusu dosya daha önce mke yetkililerine giden ''yazılı emirler'' dosyasıydı. o gece orada olup bitenleri bilen çok az sayıda asker vardı''. albay coşkun durmuş bu dosyanın fotokopisini çekti ve (2 yıl kadar sonra) gazeteci yazar uğur mumcu’ya gönderdi…
tarih: 18 ocak 1993
yer: ankara
uğur mumcu, dosyayı okuyunca çok heyecanlandı. zaten bir süredir, devletin içindeki bir odağın pkk’yı desteklediğini, besleyip büyüttüğünü düşünüyordu. nihayet aradığını bulmuştu. bilgileri onaylatmak için genelkurmay’da tanıdığı generalleri telefonla aramaya başladı. bu defa şok geçirme sırası genelkurmay’a gelmişti. uğur mumcu’nun telefonlarından operasyonun açığa çıktığını anladılar. paniğe kapıldılar. ama albay coşkun durmuş ta paniğe kapılmıştı. mumcu’yu aradı. “bu işin ucu pis… ölümüne mi susadın. bu dosyayı unut… dosyayı unut” dedi… ancak uğur mumcu, geri adım atmıyordu. çok gevezeydi. pkk’ya gizli silah sevkiyatı için başka bir kurumu suçluyordu… her yerde “apo’nun mit ajanı olduğunu ispatlayacağım” deyip duruyordu.
tarih: 23 ocak 1993
albay durmuş coşkun kıvrak. ısrarla uğur mumcu’yu yine aradı. ama bir türlü ulaşamıyor, gazeteye ve sekreterine ''notlar'' bırakıyordu. uğur mumcu, albay’la görüşmek istemiyordu. albay o gün defalarca ''hayati bir konu, onu mutlaka benimle görüştürmelisiniz'' dedi ama nafile. ne yazık ki; görüşme gerçekleşemeyecekti
tarih: 24 ocak 1993
yer: ankara
24 ocak 1993 sabahı uğur mumcu, 3 gündür kullanmadığı otomobilinin lastik havalarını kontrol etsin diye oğlu özgür’ü aşağıya gönderdi. küçük özgür, tekerlekleri tekmeledi. havaları tamdı. uğur mumcu öğle saatlerinde aşağıya indi. sürücü koltuğuna oturdu ve külüstür renault’nun marşına bastı. boooomm. paramparça oldu. vücudu, otomobilinin tavanından havaya fırladı. kopan sol bacağı, önce binanın duvarına çarptı, oradan bahçeye düştü. bomba, otomobilin altına değil koltuğun altına yerleştirilmişti…
kaynaklar:
. gülçin avşar. ergenekon’un öteki yüzü: faili meçhuller ve kayıplar. tesev yayınları.
. güldal mumcu'nun gazetelere yaptığı açıklamalar...
. suikastın ertesi günü bütün gazeteler...