Puan vermedi·288 syf.····Okunma: 23 Aralık 2021 13:37 "Ben kadınların erkeklere değil, kendilerine hükmetmelerini istiyorum."
Mary Wollstonecraft, 18. yüzyıla damgasını vuran bir yazar. Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi kitabıysa başlı başına önem arz ediyor kanımca.
Kitabı yazıldığı dönemin koşulları ve İngiliz geleneklerini göz önünde tutarak okursak çok daha makul, anlaşılabilir olduğunu belirtmek istiyorum öncelikle. Dönemin en göze batan sorunu kadınların genç kızlık çağlarından itibaren toplumca ve özelde anneleri tarafından süslenip, cemiyete sunulması gereken ve koca bulmazsa hayatının en büyük felaketinin gerçekleşeceği gibi bir algı olması. Kadınların hiçbir akli durumla bağdaşlaştırılmaması, objeleştirilmesi, tek görevinin kocasına karşı olduğu sorununu uzun uzadıya açıklamış Wollstonecraft. Annelik ve kadının rolüne de çok önemli noktalardan parmak basmış.
Dönemi gereği birinci dalga feminizmde gördüğümüz ana hakların elde edilmesi için verilen savaşın anahtarıdır aslında yazarımız. Kadınların oy kullanma, eşit eğitim haklarına sahip olma gibi temel isteklerini dillendirdiği bir zamanın başına tekabül ediyor kitabımızın dönemi. Mary Wollstonecraft'ın da kitabında bilhassa kadınların eğitime katılması, aksi halde kendini eğitememiş birinin çocuklarını da eğitemeyeceği gibi haklı gerekçeleri var. Kadınların sadece süslenip balolarda eş aramasının onları aptallaştırdığını ve hal böyle olunca da erkeklerin kadınlara sadece güzellikleri kadar saygı gösterdiklerini yahut maddiyat veya haz alma gibi dünyevi olan ve her türlü erdemden uzak şekillerde yaklaştıklarını açıklamış. Rousseau gibi ünlü yazarların kadın karakterleri üzerinden kadınlarla ilgili söylemlerini gayet üsluplu bir şekilde eleştirmesi, sorunun ne olduğunu ve nasıl çözülebileceğini, nelerin bizi erdemden, ahlaki çerçeveden uzaklaştırdığını net bir şekilde ve anlaşılır bir dille açıklamış yazar.
Velhasıl benim yazara katılmadığım birkaç nüans olsa da yazılan dönem göz önüne alındığında oldukça cesurca kalemine sarıldığı için kendisine onca yıl sonra bile etki edebildiği için teşekkür ediyorum. İyi ki yazmış, iyi ki böyle kadınlar yaşamış. Kitabını da okuyup okumamak sizin tercihiniz, ama bence konuya ilişkin okumaların teşviki şart. Zira yüzyıllar ardından bile benzer sorunlarla karşılaşıyorsak bir şeyler hala aynı demektir.
Kitapla kalın.