·1062 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Aralık 2021 13:58 — Veee 1062 sayfalık serüvenin sonuna gelmiş bulunmaktayım .. Kısıtlı vakitimden dolayı biraz uzun sürsede iyi ki okumuşum diyorum . Kitabı okumadan önce bir yerde okumuştum , Tolstoy 2. cildini 12 kere düzenleme yapmış tam 12 kere , okurken pes edip yarım bırakmamam için büyük yardımcı oldu bu bilgi , zira bu kadar emek verilmiş bir şeyi göz ardı edemezdim .. Bir de Anna Karenina'yı yazmak için odasına kapanan Tolstoy yardımcısına, " Her ne olursa olsun odama girme. Getirdiğin yemekleri kapının önüne bırakabilirsin, çok acil bir şey olursa da kapıyı tıklarsın. " der.
Bu söz üzerine yardımcısı yemekleri kapının önüne bırakmaya başlar.
Bir gün yardımcısı, hep yaptığı gibi öğle yemeğini bırakmak için odanın kapısına gittiğinde Tolstoy'un kahvaltıyı almadığını görür. Endişelense de öğle yemeğini bırakır ve oradan ayrılır.
Akşam yemeğini götürdüğünde ise öğle yemeğininde alınmadığını görür, kapıyı tıklar ancak bir yanıt alamaz.
Ne olursa olsun içeri girmemesi gerektiğini düşündüğü için Tolstoy'un bir akrabasını çağırır ve ondan odaya girmesini ister. İçeri giren genç adam yerde cenin pozisyonunda ağlayarak yatan Tolstoy'a ne olduğunu sorar ve " Anna Karenina öldü. " yanıtını alır.
-Kitap Anna'nın aşk hayatından çok daha fazlası. Ve romanda Levin en çok sevdiğim , beni en çok etkileyen karakter oldu. Çalışkan, idealleri peşinde koşan ve aile kurarak hayatındaki eksikliği kapatmak isteyen bir adam.
Anlatılmaz yaşanır derler ya hani; anlatılmaz okunur bir eser bence. Çünkü buraya ne yazarsam yazayım bu kitabın hakkını veremem. Asla sıkılmadan, keyifle okuduğum bir kitap oldu. Ve Tolstoy artık en sevdiğim yazarlar arasında…